28 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

YAZILARIM

KÜRT SORUNU

İSLAM

TARİH

TV PROGRAMLARIM

Diğer İçeriklerim (139)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (28)
01 01 2012

Adnan Menderes-Kürt meselesi ve CHP

 

Adnan Menderes-Kürt meselesi ve CHP

Nevzat ÇİÇEK
nevzatcicek@gmail.com

“Sanırım ekim ayıydı. Ben arkadaşlara dedim ki: “Adnan Menderes’le
konuşmak istiyorum. On sene memleketi idare etmiş bu
adam. Aldık adamları, koyduk Yassıada’ya ama hiç birimiz konuşmadık.
Kendisiyle görüşüp doğrudan fikir sahibi olalım.

Orhan Erkanlı, Dündar Seyhan, İrfan Solmazer, Orhan Kabibay,
Fazıl Akkoyunlu ve ben, Yassıada’ya gittik. Ada komutanı Tarık
Bey’e isteğimizi söyledik. “Adamı rahatsız etmeseniz olmaz mı?
Çok ürkek” dedi. Ben, “Hayır, konuşacağız” dedim. Diğer arkadaşlar
pek taraftar değildi, ama sonunda “Peki” denildi.

Biz salonda oturduk. Ortaya bir sandalye getirip koydular. Biraz sonra
Adnan Menderes’i getirdiler. Zavallı bir durumdaydı. Bitmiş, tükenmiş,
erimiş bir adam. Elbiseleri üzerinden düşüyor. Bitkin vaziyette
sandalyeye oturdu.

Baktım, çok gergin bir hava var, kalktım sigara ikram ettim. O tarihte Yenice sigarası içiyordum. Onun da aynı sigarayı içtiğini duymuştum. Sigarasını yaktım bu
onu biraz rahatlattı. Sonra daha samimi bir havada, “Biz sorgulama heyeti değiliz. Sizi sorgulamaya gelmedik, sohbete geldik” dedim. Bunu üzerine biraz daha rahatladı. Yüzündeki o gerginlik kayboldu.

Kendisine çeşitli sorular yönelttik. Ben fikirlerini öğrenmek için soruyordum, ama arkadaşlardan biraz suçlayıcı sorular da geldi. Örneğin ben şunu sordum: “Kürt sorunu, Türkiye’nin önemli bir sorunudur. Siz hükümet olarak ne yapmayı
düşünüyordunuz?”

Şöyle ilginç bir yanıt verdi: “Bizim çözümümüz demokrasiydi. Halka vereceğimiz serbestlikle bu işe bir çözüm geleceği kanaatindeydik. O yönde hareket ettik. Böylece,
halkı yönetime ve ülkeye bağlama yolunu seçtik.”

“Başka tedbir düşünülmedi mi?” dedim. Devlet elinden geldiği kadar, bazı imkânlarla
eğitim meselesini çözmeye çalışmıştır. Ülkemizdir, toprağımızdır, halkımızdır. Elbette koruyacağız. Ama yapılabilecek şey de, bu işe zaman içerisinde demokrasi yoluyla biz çözüm bulmaktır.”

Adnan Menderes, idam edilmeden önce bunları 27 Mayıs askeri darbesini gerçekleştiren Numan Esin’e anlatıyordu. 27 Mayıs cuntacıları ne bu uyarılara kulak verdi ne de bu anlamda bize temiz bir sicil bıraktı.

Rahmetli Menderes bunları anlatırken, 27 Mayıs askeri darbesinden dört gün sonra oluşturulan Sivas Kampı’nı da başka bir Milli Birlik Komitesi üyesi ziyaret ediyordu.

Tuğgeneral Ata Tan, Milli Birlik Komitesi’ni temsilen kampı denetlemeye gidiyor. Kampta şöyle bir nutuk atıyor: “Beni bazılarınız bilir. Ben Demokrat Parti’ye karşı mücadele veren İstanbul’da tutuklanan subayların başındaydım. O zaman ihtilal yapamadık. Ama neticede şerefli Türk ordusu o gücüne kavuştu, ihtilal yaptık.” diyor ve daha sonra kampta tutuklananlara söz veriyor.

Şeyh Said Hareketi’ne karşı Varto’da devlet güçlerinin yanında yer alan Fero Aşireti’ne mensup CHP Van milletvekili Tevfik Doğuışıker, 27 Mayıs askeri darbesinden hemen sonra Sivas Kampı’na getiriliyor. Kendisine söz verilince şöyle konuşuyor:

“Paşam, ben Vartolu Fero ailesinin lideri konumundayım. Şeyh Said kıyamında bizden olmasa idi kesinlikle başarılı olurdu. Biz Atatürk’e en çok hizmet eden bir aileyiz. Ben CHP milletvekiliyim beni nasıl tutuklarsınız. Kimsenin haberi yok mudur bizden’ dedi.

Bu sözleri duyan paşa, Doğuışıker’i sert bir şekilde haşlayarak: “Marş-marş geç yerine. Kim olursan ol. Benim yanımda şerefsiz bir siyasi mahkûmsun’ diyerek azarlıyor.

Tevfik Bey milletvekilliğinden önce Van’da hâkimlik sonra avukatlık yapmıştı. Darbe sırasında eski müvekkilinden birini tutuklamışlar. O da karakola gidip “İhtilalın asil görevi bu değildir, neden masum insanları tutukluyorsunuz?” diye sormuş, onlarla kavga etmiş. Onlar da sen misin kavga eden deyip uçağa koydukları gibi Sivas’a göndermişler.

Tevfik Doğuışıker, daha sonra durumunu bir mektupla İsmet İnönü’ye bildirmiş,” Beni buradan kurtar demiş” İsmet İnönü de, Tevfik Doğuışıker’i CHP’den ihraç etmişti.

Adnan Menderes’in oğlu, bilge siyasetçi Aydın Menderes hakkın rahmetine kavuşurken, aynı tarihlerde İsmet İnönü’nün de ölüm yıldönümü kutlanıyordu.

İki farklı zihniyeti temsil etmesi adına bu anekdotları yazmak istedim…Allah Rahmet eylesin

573
0
0
Yorum Yaz