28 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

YAZILARIM

KÜRT SORUNU

İSLAM

TARİH

TV PROGRAMLARIM

Diğer İçeriklerim (139)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (28)
08 11 2011

KEŞMİR CUMHURBAŞKANI VAN'DA

 

KEŞMİR CUMHURBAŞKANI VAN’A KANINI GETİRDİ

Kurban Bayramı’nı Van’da ve Erciş’te depremden zarar gören kardeşlerimizle birlikte geçiriyoruz. Keşmir Cumhurbaşkanı Serdar Muhammet Yaqoob Khan ve beraberindeki heyetle birlikte Van’da ve Erciş’te depremden zarar görenleri, taziye evlerini ziyaret ediyoruz.

 Keşmir Cumhurbaşkanı 2005 yılında yaşadıkları deprem ve sonrasındaki sel felaketinde Türkiye’den gelen yardımların ve yardım kurumlarının kendi yaralarını sarmada çok iyi işler yaptığına dikkati çekiyor.

Cumhurbaşkanı bu anlamda İnsani Yardım Vakfı İHH’nın çalışmalarına ayrı bir yere koyduğunu ifade ediyor. İHH ile birlikte bölgede olmaktan son derece mutlu. Biz de mutluyuz.

Gerek valilik ziyaretimizde gerekse de taziye evlerine gittiğimizde ve yardım dağıtımında gerçek bir kardeşlik hukukunu gözettiğini ve içinden bir şeylerin koptuğunu görebiliyoruz.

Keşmir Cumhurbaşkanı gibi Somalili çocuklarda kendilerini yalnız bırakmayan insanların çocuklarını yalnız bırakmamak ve onların acısını paylaşmak için Van’a gelecek.

Bütün bunları niye anlatıyorum, Keşmir’in Cumhurbaşkanlığının sergilediği bu samimi, içten tavrı ne yazık ki bizler birbirimizden son dönemde esirger olduk. Acılar üzerinden hala birbirimizi kamplaştırmaya uğraşıyoruz.

Bu bayramları gerçek anlamda bayram yapabildik mi bilmiyorum, ama soğuktan üşüyen kardeşlerimizi biz esas olarak sözlerimizle üşüttük.

Keşmir’de 2005 yılında çok büyük bir deprem yaşandı. Resmi rakamlara göre 80 bin gayrı resmi rakamlara göre 100 bin kişi öldü.

 Bu nedenle Keşmir Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’da uçağa binerken söylediği bir cümle gözyaşlarımın akmasına sebep oldu. Cumhurbaşkanı, “Bizim size vereceğimiz çok fazla bir şeyimiz yok, ancak size kanlarımızı vereceğiz. Bu nedenle kan bağışı yapabileceğimiz bir yer ayarlayın bize.”  Dediğinde aklıma Muhammed İkbal geldi.  Muhammed İkbal’in Allah’ın huzuruna giderken Çanakkale Şehitleri’nin kanını götürme isteği gibi, bizde bu kanı kardeşliğimizin anlaşması olarak Allah’a götüreceğiz.

Keşmir Cumhurbaşkanı ile yaptığımız sohbetin satırbaşları şöyle;

Bizimle dertlenmeniz güzel

Keşmir’le ilgili bir şey anlatmadan taziyelerimi iletmek istiyorum, selam ve dualarını getirdim. Zor zamanlardan geçiyoruz ama sizin yanınızdayız demek için geldik ve sizin yanınızdayız. Keşmir neden bugün kanayan bir yara çünkü oradaki haksızlık bitmedi. Dünyanın başka yerindeki kardeşlerimiz bizi unutmamış bizimle dertleniyor bu çok güzel teşekkür ediyoruz. Biliyorsunuz dünya medya dünyası, istediği gibi şekillendirebiliyor. Türk medyasının önemi bizim için önemli Türkiye gündeminden düşmemeli bu bizim için önemli

 

Raja Keşmir’i sattı

Hint yarımadası bölünmeden önce küçük devletlerden oluşuyordu, bunlara Raja  deniyordu. Keşmir’in sahibi olan  Raja 1832 yılında Keşmirlilerin haberi olmadan toprakları Hindistan’a sattı. 1832’den beri Keşmir’in bağımsızlığı için mücadele ediyoruz. Keşmir’i bağımsız ülke yapmak için yüz binlerce şehit verdik. O hareketi benim dedelerim de çok büyük rol almışlardı ve hareketin içerisindeydiler.

Birleşmiş Millletler’de Keşmir’in bağımsızlık yazısı var

Biliyorsunuz 1947 Pakistan-Hindistan bölündüyse de ondan önce  İngiltere geldi ve sömürdü. Çok sıkıntı yarattı. Hem Hindu hem Müslümanlara İngilizlerin sömürgeciliğine karşı bir hareket oluşturdular. 1947 yılına kadar bu mücadeleler verildi ve en sonunda İngiltere çekildi. Sömürgecilikten kurtulduk sevindik ve şöyle bir karar alındı; Pakistan ve Hindistan’ın bölünmesine karar verildi. Hindistan Keşmir’i bağımsız olmasını istedi, Pakistan’da bunu  istedi  ve iki tarafta da imzaladı  bunu. Böyle bir yazı hala Birleşmiş Milletler’de mevcut. Şuan Azad Keşmir dediğimiz toprak parçasını kendimiz kazandık, Pakistan’ın çok ciddi desteği olmadan adım adım kazandık.Keşmirlilerin başında İbrahim adlı bir liderimiz vardı halkla bir istişare ettiler Pakistan bağımsız bir devlet olursa bütün Keşmir olarak bunlara bağımsız olmak istiyoruz. Hindistan’da dedi ki biz Keşmirlilere karar bırakacağız kiminle yaşamak istiyorsa onunla yaşasın. Sonrasında Hindistan sözünde tutmadı kendi parçasını özgür bırakmadı orayı işgal etti. Bizde tek başına idare edemedik ve Pakistan ‘a sözümüz vardı ve  içeride bağımsız dış işlerinde onlara bağımlı bir yapı oluşturduk. Yarı bağımsız bir devlet kurduk bütün sistemimiz oluşmuş durumda…Hindistan negatif bir propaganda işletiyor, Keşmirliler Hindistan’ı işgal etmek istiyor. BM yazdığı belgeyi harekete geçirmesini istiyoruz Hindistan’dan.

Çok ülke destek veriyor ama Türkiye’nin ki başka

Ben şunu özellikle ifade etmek isterim pek çok ülke destek veriyor gibi görünüyor ama en büyük desteği Türkiye’den aldık. Mesela İKÖ de Davutoğlunun duruşu, Başbakan Erdoğan’ın uluslararası arenada bizi destekleyen sözleri bunlar çok önemli bizim için. Biz bazen kenarda kaldığımız hissine kapılıyoruz, bu nedenle ne manevi ne maddi desteklerini bizden esirgemeyen Türk halkına teşekkür ediyoruz.Bizim Türkiye halkından istediğimiz tek bir şey bu davayı unutmamanız, gündeme getirmeniz, halklar olarak siz bizim yanımızda olursanız daha da olumlu bir hava sağlar…Her yerde ifade ediyorum, Pakistan Türkiye iki ayrı kara parçası gözükse de özümüzde biz biriz öyle görüyoruz…

Size kanımızı getirdik

Bizim söyleyeceğim ifadeler şunlar; Keşmirli kardeşlerimiz sizin için canlarını vermeye hazırlar, geldiğim zaman dediler ki hiçbir şeyimiz yok kanımızı al götür, bunun göstergesi olarak ben kanımı bağışlayacağım, bütün Keşmirlilerin kanını getirmiş gibi olurum inşallah.

Sekiz milyon Müslüman’a 800 bin asker bırakmışlar

Oradaki zulmü anlatmak için sekiz milyonluk Müslüman nüfusun  başında 800 bin Hindistan askeri oturuyor. Her ailenin başında neredeyse bir asker bulunuyor. Buradan siz zulmü hesaplayın. Seçme seçilme hakları var.Yüzde onu biri doğru dürüst oy kullanamıyor, asker başında istediği yere verdiriyor.Seçimler olduğu zaman keşke uluslar arası medyaya açsalar. Bir şekilde cihat devam ediyor cihatın ölçüsü değişiyor. İşgal altında olan Keşmir’de toplu mezarlar bulundu. Keşmir’deki kardeşlerimiz silahsız mücadele de bulunuyorlar, bizde destek veriyoruz. Kendi  içimizde bunu organize ediyoruz.

 

Bölgenin İsviçresi’yiz

Ekonomik anlamda Keşmir, bizim gözü kapalı bir devlet kuralım bir derdimiz yok, Hindistandaki kardeşlerimizin buradan bir kurtulması gerekiyor. Keşmirlilerin gönlünden geçen Pakistan ile birleşmek. Pakistan’ın bu talebi yok ama bu bizim talebimiz  var ve bunun kararını da halk verecek. Bağımsız bir ülke mi olacak yoksa Pakistan’ıma bağlanacak bunu adil, dürüst bir seçimle öğreneceğiz. Doğal kaynaklarımız var, o bölgenin İsviçre’si. Değerlendirilecek olsa çok ciddi bir potansiyeli var. Keşmir’in işgal altında olan kısmı çok ciddi turizm merkezi olan bir yer, ciddi su kaynakları var. Keşmir bağımsız olursa biliyor ki, Pakistan ile birleşecek. Pakistan o bölgeye sahip çıkarsa Çin sınırına sahip olacak. Hindistan bunu istemiyor.  Pakistan’ın ana su kaynakları hep Keşmir’den iner. Himalaya’ların bir bölümü Keşmir’de. Pakistan ile aramızda şöyle bir anlaşma var, biz Keşmirliler Pakistan’da ev, arazi alabiliyoruz hiçbir Pakistan’lı Keşmir’de bir şey alamaz, kanunlarımız bunu yasaklar.

İHH’ya özellikle teşekkür ediyorum

Burada ilk gözlerim pek çok STK’nın el ele vererek çalıştığı. Bizim 2005 yılında yaşadığımız deprem hadisesinin yaralarının ancak yüzde yetmişini kapatabildik. Çünkü dışarının yardımı olmadan bunu kapatamadık ama Türkiye öyle değil. Geldik gördük ki hayat normale dönüyor ve Türkiye’nin dışarıya ihtiyacı olmadan bunu sarabilecek kapasitesi var. Biz çoğu eve arama kurtarma ekibi bile yollayamadık, dağ orada ikiye bölündü, ülkenin şehri değişti. Bu bakımdan Biz 100 bin insanımızı kaybettik ve depremin ne olduğunu biliyoruz. Bu dayanışmayı gerçekleştirmek amacıyla zaten buradayız. İHH ekiplerine dedik ki, biz Türkiye’ye gidip kardeşlerimizi görmek ve onların acılarını paylaşmak istiyoruz sağolsunlar onlarda bizi kırmadı ve bizi Türkiye ile buluşturdu.

Burayı kendi evimiz olarak görüyoruz

Hindistan’da bulunan 300 milyon Müslüman Keşmir’in bağımsızlığı konusunda inanç gruplarını eritmeye çalıştığı için onlar bu konuda bilinçli değil. Söz hakkı verseler bırakın Keşmirliler kendi kararlarını kendileri versinler diyecekler. Bizim sıkıntımız Müslümanlar olarak sorunları idrak edip buna göre duruş sergilemememiz. Burada da Kürtler sıkıntılı. Müslümanlar her yerde sıkıntı içerisine sokuluyor. Tabanda İslam’a bağlıyız, dünya Müslümanları öteye itme derdinde, biz de ne yazık ki buna hizmet ediyoruz.Pakistan  eğer atom bombasına sahip olan tek Müslüman ülke olmasa, burada çok sorun olmayacak. Biz hiçbir zaman burayı başkasının ülkesi olarak görmedik, ilk günden böyle. Kendi evimize gelmiş gibi gördük, Bayramı kendi evimizde geçirelim dedik ve evimizdeyiz.

 

 

97
0
0
Yorum Yaz