PARMAK UÇLARINDAKİ HUZUR: TESPİH

2009-03-15 16:55:00

PARMAK UÇLARINDAKİ HUZUR: TESPİH
NEVZAT ÇİÇEK-

İnsanlık tarihinde ipe dizilmiş boncuklar, dua saymak amacıyla kullanılmaya başlanmadan önce avda şans getirmesi, savaşta düşmandan, barışta da hastalıklardan korunmak için muska, tılsım yâda nazarlık niyetine kullanılmıştı. Bugün ne amaçla kullanılırsa kullanılsın, tespih kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası. Kimi Allah’ın adını anmak için, ibadet amacıyla taşıyor tespihini. Kimi evinde dekoratif amaçla kullanmak için satın alıyor. Kimi sigarayı bırakmak için elleri oyalansın diye parmaklardan bırakmıyor. Bazıları yumurta topuklu ayakkabılarının arkasına beyaz çorapları görünecek biçimde basması yetmezmiş gibi, gücünün eziciliğini vurgulamak için sallıyor tespihini. Kimiyse altın Rolex saat yerine altın ya da değerli tespihini ziynet eşyası olarak taşıyor. Şoförlerin bazıları dikiz aynasında aksesuar, bazılarıysa sinyal koluna gerdanlık olsun diye asıyor tespihini. Bu yalnızca ülkemizde değil, Güney Amerika’da da şöfürlerin vazgeçilmez geleneği…’ Parmak Uçlarındaki huzur- tespih kitabının yazarı Deniz Gürsoy böyle diyor. Oğlak Yayıncılıktan çıkan kitabında Gürsoy, tespihin hayatımızdaki yerini ve tarihini ele alıyor. 

İLK KULLANANLAR HİNDULARDI

Tespih İngilizcede rosary ya da word beads, İtalyancada rosario, Fransızcada chapelet, Almancada ise rosenkranz olarak geçiyor. Hepsi de Latince gül bahçesi anlamı taşıyan rosarium kelimesinden alınmış. Çünkü Ortaçağ boyunca gül bahçeleri dua edilen yerler olarak kullanılmış. Tespihi tanrıya gönderdiği duaları saymak amacıyla ilk kullananlar Hindulardı. Sonra Budizm ile bu alışkanlık doğuya, İslamiyet’le Ortadoğu’ya, Katolik mezhebiyle de Avrupa’ya yayıldı. Tespihin Hindu dilindeki eski adlarından biri ‘japamala’dır’’ ‘gül tespih’ anlamına gelir. Bu günde Hindistan’da tespihe ‘mala’ denmektedir. Şiva için yapılan Hindu ayinlerinde 108 taneli sırma geçirilmiş koyu kahverengi ve büyük taneli ‘şivanın gözü’ denilen tespih çekilir. Bu tespihin tanelerini oluşturan tohumlar, kutsal rudraska ağacınındır. Hindu rahiplerinin Vişnu tanrılara ibadetlerinde yine 108 taneli, kutsal tulsi ya da kutsal fesleğen ağacından yapıldığı için daha açık renkli ve bu defa küçük taneli tespihler çekilir. Hinduizmde tespih çekilmesi ayrıca hayatın sürekli olarak devam eden bir oluşum döngüsünü de ifade eder. 

BUDİZMDE EN DEĞERLİ TESPİH ÖLMÜŞ KİŞİLERİN KEMİKLERİNDEN YAPILANDIR…

Budizm’de 108 taneli tespih ibadet amacıyla çekilir. Bu tespih 27’şer taneli dört parçaya bölünmüştür. İstenirse 54’lük bir tespih iki defa 27’lik olarak çekilir. Tibet’te 27 taneli tespihle 10 bin 800 sayısını buluncaya kadar dua tekrarı yapılmaktadır. Tibet tespihlerinin çevrede kullanılan diğer tespihlerden farkı, tanelerinin ağacın yanı sıra mercan, fildişi, kehribar ve türkuazdan yapılmasıdır. Hatta en değerlerlileri ölmüş kutsal kişilerin ya da lamaların kemiklerinden yapılmış olanlarıdır. Japon Budistleri ise İ.S. 6. yüzyılda edindikleri tespih alışkanlığını zamanında daha çok cenaze, evlenme töreni gibi sosyal ortamlarda devam ettirirler. Sosyal statü sembolü olarak rahip tarafından kutsanmış bir tespih Japon evinde özelikle çay odası duvarına asılır. 

MUSEVİLER, ALEVİLER, VAHABİLER VE  ERMENİLER TESPİH KULLANMAZ 

Tespih, Musevilik hariç bütün inanışlarda yaygın olarak kullanılır ancak her değişik inancın kendine özgü değişik tespihi vardır. Bugün Hindu, Budist ve Müslümanlarda yani doğuda, ibadet sırasında tespih tek elde çekilir. Batıda yani Hıristiyanlık ta ise tespih ibadet sırasında iki elle çekilmektedir. Bazıları bu özelliğin estetik açıdan doğunun asimetrik, batının ise simetrik anlayışlarına pareler bir davranış biçimi olduğunu ileri sürerler.

Tespih ya da çoğulu ‘tespih at’, Arapçada daim olmak, süreklilik ve bir kimseyi hayatında sena edip övmek anlamındadır. Kuran’da ise Allah’ı sıfatına layık ifadelerle yâd etmektir. İslam’da  süphan adı verilen doksan dokuz tespihlerin her bir tanesi Allah’ın doksan dokuz güzel adını simgeler. Otuz üçlük tespihler ise Hz. Muhammed’in, Ebu Hüreyre’den aktarılan şu öğüdü üzerine yapılmıştır.’Her namazın ardından her birinden otuz üçer kez olmak üzere Süphanallah, Elhamdülillah ve Allahüekber deyiniz’

Müslüman tespihleri 33’lük ve 99’luk olmak üzere iki türde yapılır ve kullanılır. 500’lük, 999’luk, 1000’lik ve 5000’lik tekke ve şeyh tespihleri varsa da bu tespihler şeyh efendinin dini törenlerde kullanılması için yapılmıştır. Cenaze törenlerinden sonra ise üç bin kez ‘lailahe illallah’ tekrarlayabilmek için bin taneli tespihler yapılmıştır. Vahhabiler ve Aleviler tespih kullanmazken, Sadece Suriyeli Aleviler 40’lık tespih kullanırlar. Bektaşi tespihlerinde ise biri imamenin dibinde, diğerleri duraklarda olmak üzere, tespihin renginden farklı dört ayrı renk boncuk bulunur. Kırmızı boncuk Hz. Ali’yi, beyazı Hz. Fatma’yı, sarısı Hz. Hasan’ı, yeşili ise Hz. Hüseyin’i temsil eder.

Hıristiyanlık dünyasında şimdi kullanılana benzer tespih parçaları İ.S 659 yılında ölmüş olan Nivelles’li Gertrude’un mezarında bulunmuştur. On ikinci yüzyıla kadar Hıristiyan dünyasında tespihin tılsım amacıyla kullanılmış olduğu sanılmaktadır. Örneğin inci tespihin kanı saflaştırarak çocukları hastalıktan koruduğuna inanılmıştır. Katolik dünyasında şuan kullanılan tespih, Müslüman tespihinden ilham alarak kullanılmaya başlanılmıştır. 1999 yılında Papa II. John Paul, tespih kullanma kampanyası başlatmış ve Ekim 2002’den Ekim 2003’e kadar bir yıllık süreyi ‘tespih yılı’ ilan etti. Ermeni Kilisesi’nde tespih kullanılmaz. Ortadokslar’da ise dua sırasında tespih çekme uygulamasına yalnızca manastırda rastlanır. 

AKSESUAR VE ZİYNET EŞYASI OLARAK TESPİH

Şair Nihat Asya tespih elin sakızıdır’ der. Tespih can sıkıntısını gidermek amacıyla en fazla mahkeme koridorları, hapishaneler, inşaat şantiyelerinin lokal ve yatakhaneleri, gemiler, huzurevleri ve kahvehanelerdir. Tespih aynı zamanda ‘güç gösteren erkek aksesuarı’ olarak da kullanılmakta. Örneğin tespih yer altı dünyasında bir nevi delikanlılık simgesi. Bazı aşiret reislerinin ve yer altı babalarının oğullarına sünnet düğünlerinde silahla birlikte altın tespih hediye edilmesi, ‘müstakbel reis yada babanın ‘ erkekliğe ilk adımını atarken ‘güç unsurları ile donatılması’ anlamına geliyor. Anadoluda baba ölünce tespih en büyük oğluna verilir. 

SULTANAHMET CAMİİNİN KAÇ KİŞİ ALACAĞI TESPİHLE HESAPLANMIŞTI

Osmanlı İmparatorluğunda tespih sanatı özellikle 17. yüzyıldan itibaren gelşmiştir. Tespihin satış merkezi İstanbulda Uzunçarşı olmuştur. Padişah 1. Ahmed Sultanahmet camii ve avlusunun kaç kişi aşacağını merak eder. İlk Cuma namazında yapılması planlanan açılışında namaza gelenlere verilmek 200 bin adet 99’lul tespih siparişi verir. Sultanahmet Camiinin açılış günü gelir ve görevliler Camiye girenlere tespih veririler ve sonuçta 86 bin tespih dağıtılır böylece camiinin 86 in kişi aldığı hesaplanır. Sultan III. Selimin inci ve zümrüt taneli 99’luk bir tespih çekerken gösteren bir tablosu halen Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir 

NAZIM’A YOLLANAN TESPİH

Semiha Berksoy Nazım Hikmete sırılsıklam aşıktır. Nazım Moskova’da iken Semiha ona Moskova’ya bir kongreye katılmak için giden bir dostu vasıtasıyla bir kitap, İzmir’de Ferit Eczanesinden aldığı bir memleket kokusu ve Bursa’dan almış olduğu siyah, ucu kahverengi püsküllü bir tespih gönderir. .  ‘sana tütün ve tespih yolluyorum… Bu tespihin her bir tanesine benim dudaklarımın sıcak duası sinmiştir. Bundan dolayı tılsımlıdır.’

  Berksoy. Nazımın ölüm haberinin ardından emanetlerin eline ulaşıp ulaşmadığını ancak 12 Şubat 1965 yılında Yön Dergisinde Nazım’ın şiirinde anlar. Gönderdiği kitap dostça, memleket kokusu ise güzeldir. Siyah tespih Semihanın veda için sallanan eli olmuştur şiirde.

Atatürk’e sırılsıklam aşık olup intihar eden Fikriye Hanım’ın unutulmayan özelliği, Atatürk’e duyduğu hislerin sembolik bir göstergesi kabul edilebilecek biçimde sıkça onun 99’luk kehribartespihini boynuna gerdanlık gibi asıp onunla dolaşmasıydı. 
 

Akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi,

Soyunmak vardı derdinden evrenin,

Bir entari serinliğini giyinmek

Kendi derdini TESPİH gibi çekmek elinde

Yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü

Karşısında polisiye roman okumak vardı…

YAZAN: BÜLENT ECEVİT 

TESPİH NASIL OLMALI

*Taneler en ve boy olarak eşit ölçülerde olmalıdır.

*Bütün tanelerin biçimleri aynı olmalıdır

*Tanelerin en ve boy eksenlerinde kaçıklık olmamalıdır

*Delikler küçük ve ortalarında kanal mümkün olduğu kadar ince olmalıdır

*İmameden tutularak taneler aşağı bırakılıp yukarıdan bakıldığında  taneler her iki yanda düzenli bir sütün halinde durmalı, sağa sola eğrilme olmamalıdır

*Tane deliklerinin alttakileri üst deliklere göre biraz daha geniş olmalıdır. Yani delinirken deliğin içi konik biçimde oluşturmalıdır.

*Nişane, imame ve tepelik zarif olmalı, torna punta izi kalmamalıdır

*Tespihin yapıldığı madde ağaç ise ağırı, maden ise hafifi makbuldür.

* Tanelerin renk tonlarındaki farklar göze batmayacak biçimde dizilmiş olmalıdır. 

TESPİH NERELERDE SATILIR

Bugün ülkemizde harcıâlem tespih piyasası İranlıların eline geçmiştir. Arap ülkeleri pazarları ise Güney Kore ve İtalyanlar tarafından paylaşılmıştır. Osmanlı’da tespihçiler geleneksel olarak İstanbul’da Uzun çarşı ve Beyazıt’ta toplanmıştı. Bugün Beyazıt’ta Çınar altı kahvesinin çevresinde çantalar içerisinde satılmaktadır. Kapalıçarşı’da hala bazı dükkânlar tespih satmaktadırlar. Bursa da Ulu cami yanındaki Kapalıçarşı’da tespihçiler bölümü bulunmakta. Erzurum’da bazı dükkânlarda Oltu başta olmak üzere diğer çeşit tespihler de satılmakta. İzmir’de ise Kızlar ağası hanında bulunan tespih atölyeleri bulunmakta. Mekke’de bazı kuyumcularda, Kahire’de Han el Halili Kapalıçarşısın’da. Beyrut’ta Hamra’da . Kudüs’te Eski Çarşı’da hem Müslüman hem Hıristiyan tespihleri satılmaktadır. Kudüs’te Zeytin Dağında zeytin ağacından tespihler yapılıp satılmakta. Yunanistan’da Atina’da Pazar günü kurulan Plaka semtinde eski Osmanlı tespihleri ve yeni tespihler bulmak mümkün. Ayrıca Atina’da erkek aksesuarları satan her dükkanda tespih bulmak mümkün. Hıristiyan Dünyasının en iyi ve bol çeşit tespihleri İspanya’nın Montserrat şehrinde bulunmakta. Hıristiyanlığın ikinci önemli tespih merkezi ise Portekiz’deki Fatima kentidir. Fransa’nın Lourdes kasabası’nda da çok çeşit tespih bulunur. Vatikan meydanında yer alan turistik eşya satıcılarının en çok sattığı hediyelik eşyaların başını yine tespih çekmekte 

BU ÇAĞIN ÜNLÜ TÜRK TESPİH KOLEKSİYONCULARI

*Mehmet Ali Aydınlar

*Kamil Yazıcı

*Hüsamettin Özkan

*Kemal Yapışlar

*Yapı ve Kredi Bankası

*Mehmet Uçar

*Mehmet Tataroğlu

*Necip Sarıcı

*Sakıp Sabancı Vakfı

*Süreyya Pekuysal

*Yavuz Nuhoğlu

*Süleyman Demirel

*Aydın Bolak Vakfı

*Hüseyin Bayraktar

*Necip Sarıcı

*Mesut Hakgüden

*Ahmet Berker

1189
0
0
Yorum Yaz