PKK DAĞDAN İNECEK Mİ?
27/2/2009 · Kategori: KÜRT SORUNU

PKK'YI DAĞDAN İNDİRME PLANININ AŞAMALARI
Irak Federe Kürdistan Bölgesi PKK'nın dağdan indirilmesi daha doğrusu silahsızlandırılması için belirledikleri politikalarını ""Federe Kürdistan Bölgesi politikası" şeklinde ilerletiyorlar. Bu konu da Barzani ve Talabani liderliğindeki KDP VE KYB'de tam anlamıyla fikir birliği mevcut. Bu anlamda kısa,orta ve uzun vadeli adımlara Ankara'nın gerek Dış işleri Bakanlığı ve gerekse de MİT öncülüğünse cevabı iş birliği şeklinde oldu.Görüşmeler yapıldı, heyetler oluşturuldu ve PKK ile doğrudan temas yerine kişiler devreye sokularak görüşmelere başlanıldı. Görüşmelerin temel mantığı PKK'lıların silah bırkakması yönünde.
Özel kuvvetler Irak'tan çekildi
Abant Toplantısı için bu ay içerisinde gittiğimiz Erbil'de cevabını aradığımız soruların başında PKK'nın silah bırakıp bırakmayacağı meselesiydi. Daha önce Taraf Gazetesi'nde "PKK'yı dağdan indirme planı" olarak yazdığım planın ayrıntıları bütün taraflarca kabul edilmiş ve görüşmlerin sürdüğü bize iletilmişti. Hatta daha sonra Kandil'de ulaştığımız PKK'nın Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Ahmet Deniz'de aracılar vasıtasıyla görüşmelerin devam ettiğini söylemişti. Erbil'de gerek KDP, gerekse de KYB' yönetiminde olan ve bu iki partiye yakın kaynaklar bir sürecin uzun bir zamandır yürütüldüğünü teyit etmeleriydi. Özellikle Irak'tan Özel Kuvvetler'in büyük bir kısmının çekilmesi ve Irak Politikası ki burada esas olan Kürtlerle olan ilişkilerde Dışişleri ve MİT'in ağırlığını koyması Kürtleri oldukça memnun etmiş gibi gözüküyor. KDP'ye yakın bir kaynak özellikle Emre Taner faktörünün önemli olduğunu, Türkiye'nin de eski politikasını büyük ölçüde değiştirdiğini söyledi.KDP'li yetkili ki kendisi aynı zamanda Mesud Barzani'nin çok yakınında olan bir isim, Türkiye ve Suriye'nin tavrında bir kopma olmaması durumunda sürecin rahat ilerleyeceği ve kısa sürede olmasa da sonuca yavaş yavaş gidileceğini ifade ettii. Türkiye kısa bir süre önce Türk Silahlı Kuyvvetleri'nin de Kuzey Irak'taki sekiz bürosunda son gelişmelere paralel bir değişikliğe gimiş, binbaşıya kadar düşürülen komuta kademesi kurmay albay düzeyine yükseltilmişti. MİT'in daha önce üç eleman bulundurduğu Erbil bürosundaki eleman sayısını 96'ya yükseltilmiş, bu elemanlardan 14'ü PKK'yla ilgili yeni stratejiye ilişkin koordinasyonda yer almıştı.
Suriye uyruklular ne olacak
Irak'ta Kürt kaynaklarından aldığımız izlenime göre PKK'yı silahsızlandırmada ki en temel sorunlardan biri PKK içerisindeki Suriye'lilerin durumu. Türkiye'nin "Af", "Eve dönüş" gibi isimlerle andığı yasal durumun düzeltilmesi sonrasında Türkiye kökenlilerin Türkiye'ye dönmesi durumunda sayıları binleri bulan Suriye uyruklu PKK'lıların da iki şekilde dağdan indirlmesi amaçlanıyor. Bunlardan birinci yol Birleşmiş Milletler Gözetiminde bütün PKK'lılara olduğu gibi bunlara da mülteci statüsü verilmesi. İkinci yol ise Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın önünde duran "Normalleştirme Yasası"ndan dağdaki Suriye'lilerin de yararlandırılması. Belki de en mantıklı ve çözüme en yakın yol olarak dağdan inecek ama Türkiye'ye dönmek istemeyecek diğer PKK'lılar gibi Suriye'lilerin de Irak Federe Kürt Bölgesi'nde yaşamalarını temin edecek Uluslar arası güvenceyi sağlamak. Kürt yetkililer zaten PKK'dan kopan yaklaşık 3500 kişinin şuan kendi yönetimleri altında yaşadığını ve bu kişilerin tamamen silahtan koptuğuna dikkati çekiyor. Bu nokta da İran faktörünü sorduğumuz da PAJAK içerisinde İran Kürt'lerinin bulunduğunu onların da bir süre önce görüşmelere başladığını ifade ettiler.
Peki plan nasıl işleyecek?
Öncelikle bütün bu görüşmelere pareler olarak Mesud Barzani'nin bizzat ilgilendiği "Uluslararası Konferans" düzenlenecek. Bu konferansa her taraftan Kürtler davet edilecek. Kürt kaynakları konferansa uluslararası desteğin ciddi boyutta olacağını PKK'nın direkt temsil edilmeyeceğini söylüyor. Konferans'ta PKK'ya "Silah Bırak" çağrısı yapılırken, aynı zamanda başta Türkiye olmak üzere diğer devletlere de "Kürtler lehine yasal düzenlemeler" çağrısı yapılacak. Bu adımlardan bir diğeri de Irak Parlamentosu'nun alacağı "PKK yasa dışı örgüt" kararı ki bu konuda tam anlamıyla bir fikir birliği oluştuğu söylenemez. Zira Mahmut Osman gibi Irak Parlamentosu'nda bulunan Kürt vekil gibileri buna pek sıcak bakmıyor. Irak Kürt Bölgesi'nde bulunan basının büyük bir kısmı zaten planın adımlarından biri olan "PKK'nın silahlı eylemlerinin Irak ve diğer yerlerdeki Kürt mücadelesine zarar verdiği" tezini işlemeye başladı. Erbil'deki "Barışı ve geleceği birlikte aramak" konferansında konuşan Kürt'ler de PKK ile ilgili rahatsızlıklarının altını çizerek "Türkiye'den kalkıp topraklarımız bombalayan uçaklar bizi morelmen etkiliyor. Bu durumun bitmesini istiyoruz" dediler. Planın işleyen ayaklarından bir tanesi de Kandil'e uygulanan gıda ambargosu. Erbil'de görüştüğümüz PKK'ya yakın kaynaklar bile ambargonun Bölgesel Hükümet tarafından çok ciddi denetlendiğini söyleyerek Kandil'e giden yol üzerinde bulunan tabelanın bile değiştiğini vurguladılar. Kürt kaynakları yerel seçimlerden sonra Türkiye'de Anayasa başta olmak üzere kanunlarda iyileştirme yapılacağını ve sürecin daha da hızlanacağını söyleyerek "PKK'nın yok diye şikayet ettiği çoğu "hak" kanunla garanti altına alınacak ve PKK'nın varlık nedeni de bugünkğnden daha fazla sorgulanır hale gelecek" dediler. Ahmet Türk liderliğinde Erbil'i ziyaret eden DTP Heyetiyle de belli konuları görüştüğünü söyleyen Iraklı Kürtler, PKK sorununun bitmesi durumunda karşılıklı ilişkilerin de fazlasıyla gelişececeğini ifade ettiler.
PKK bu planı niye kabul etsin?
Gerek Irak'taki gerekse de Türkiye ve Avrupa'da yüz yüze ve telefonlarla yağtığım görüşmede PKK aslında silahların susmasını istiyor ancak görüşmelerin de direkt olarak kendisiyle yapılmasını istiyor. "Sorun bensem çözümde benim" diyor. Dağda bulunan kadrolar aslında silahın devrinin bittiğinin farkında ancak bunu söylemek ve dönmek için kendilerinin onurunun kırılmadan bir yasal değişiklik yapılmasını istiyorlar. İkinci olarak İmralı'da tutuklu bulunan Öcalan'ın şartlarının düzeltilmesini istiyorlar. Son olarak ta belirli hakların Anayasal Güvence altına alınmasını isterken, çözüm için ilerleyen yolda üzerlerine kış günü neden bomba atıldığını soruyorlar. Anladığım kadarıyla son yıllarda katılımın büyük bir bölümünü Avrupa'dan sağlayan PKK'da savaşmaktan yorulmuş. Amerika ve Avrupa Birliği'nin de desteklediği, Türkiye'den MİT ve askerin de destek verdiği, Irak ve Suriye'nin de işin içinde olduğu bu planın şuana kadar çözüme en yakın plan olduğunu ifade edebiliriz. İnanmıyorsanız iki yere bakın: Bir emniyetin hazırlıklarına, iki Abant'ın Erbil'de düzenlediği toplantının sonuç bildirgesine

