12 03 2012

ATATÜRK'ÜN YASAKLADIĞI SAİD NURSİ KASETLERİ

ATATÜRK'ÜN YASAKLADIĞI SAİD NURSİ KASETLERİ |  görsel 1

  Mustafa Kemal'in 1936 yılında Said Nursi'ye ait iki adet ses kaydının yasaklandığına dair belge.... "Kürt isyanından bahseden ve saidi Kürdi tarafından Suriye'de doldurulan Sodvva markalı 507-508 numaralı iki plakın,Matbaat Kanununun 57.maddesi mucibince, memlekete sokulmasının ve satışının yasak edilmesi,Dahiliye Vekilliğinin 13-8-936 tarih ve 1194 sayılı tezkeresile yapılan teklif üzerine İcra vekilleri heyetince 17-8-936 da onanmışdır. Reisicumhur K.Atatürk"   Devamı

01 01 2012

Adnan Menderes-Kürt meselesi ve CHP

  Adnan Menderes-Kürt meselesi ve CHP   Nevzat ÇİÇEK nevzatcicek@gmail.com “Sanırım ekim ayıydı. Ben arkadaşlara dedim ki: “Adnan Menderes’le konuşmak istiyorum. On sene memleketi idare etmiş bu adam. Aldık adamları, koyduk Yassıada’ya ama hiç birimiz konuşmadık. Kendisiyle görüşüp doğrudan fikir sahibi olalım. Orhan Erkanlı, Dündar Seyhan, İrfan Solmazer, Orhan Kabibay, Fazıl Akkoyunlu ve ben, Yassıada’ya gittik. Ada komutanı Tarık Bey’e isteğimizi söyledik. “Adamı rahatsız etmeseniz olmaz mı? Çok ürkek” dedi. Ben, “Hayır, konuşacağız” dedim. Diğer arkadaşlar pek taraftar değildi, ama sonunda “Peki” denildi. Biz salonda oturduk. Ortaya bir sandalye getirip koydular. Biraz sonra Adnan Menderes’i getirdiler. Zavallı bir durumdaydı. Bitmiş, tükenmiş, erimiş bir adam. Elbiseleri üzerinden düşüyor. Bitkin vaziyette sandalyeye oturdu. Baktım, çok gergin bir hava var, kalktım sigara ikram ettim. O tarihte Yenice sigarası içiyordum. Onun da aynı sigarayı içtiğini duymuştum. Sigarasını yaktım bu onu biraz rahatlattı. Sonra daha samimi bir havada, “Biz sorgulama heyeti değiliz. Sizi sorgulamaya gelmedik, sohbete geldik” dedim. Bunu üzerine biraz daha rahatladı. Yüzündeki o gerginlik kayboldu. Kendisine çeşitli sorular yönelttik. Ben fikirlerini öğrenmek için soruyordum, ama arkadaşlardan biraz suçlayıcı sorular da geldi. Örneğin ben şunu sordum: “Kürt sorunu, Türkiye’nin önemli bir sorunudur. Siz hükümet olarak ne yapmayı düşünüyordunuz?” Şöyle ilginç bir yanıt verdi: “Bizim çözümümüz demokrasiydi. Halka vereceğimiz serbestlik... Devamı

22 12 2011

TARİKAT VE ŞEYH

  Tarikat ve şeyh   Nevzat ÇİÇEK nevzatcicek@gmail.com Tarikat; bir şeyh ve onun çevresinde halkalanan müritlerin oluşturduğu bir toplumdur. Bu tıpkı Hz. Peygamber ve onun çevresinde bir halka meydana getiren sahabenin yaşama tarzına benzer. Organize olmuş bir toplumun adıdır. Gerek şeyh ve müritleri arasında gerekse müritlerin kendi arasında uymaları gereken bir takım kuralları var. Buna tarikatın adap ve erkanı denir. Sıkı bir disiplin vardır, hakiki tarikatlarda. Tarikata bağlı kişilerin toplandığı yere ise tekke denir. İslam, tasavvuf, tarikat ve tekke iç içe geçmiş olan müesseselerdir ve bu nedenden dolayı bunların tahlili birbirinden bağımsız değildir. Dini hayatı, İslami hayatı yaşamak için tarikata girme zorunluluğu yoktur. Herkes tarikata giremez. Şeyh hakiki bir şeyh ise, tarikata girmek isteyen kişi bir hazırlık döneminden geçer, eğer bunu yaşamaya müsait değilse, ona şeyh der ki, “evladım sen bu işe göre değilsin, sen kendi hayatına göre yaşa İslamiyet’i. Namazını kıl, orucunu tut, ibadetini yap, ahlak kaidelerine uy, bize göre değilsin” Şeyh uygun bir dille bunu söylemeli ve tarikata almamalıdır. Bunun dışında tarikata girmeyi mahsurlu kılan birtakım sebepler de vardır. Yani hanım girecekse iznine bağlıdır. Baba evlat arasındaki bir takım ilişkiler, gözetilmesi gereken bu hassasiyet son dönemlerde gösterilmediğinden dolayı tarikatlarda yozlaşma fazlasıyla yaşanabilmektedir. Girilen tarikatta şeyhin gerçek şeyh olup olmadığını anlamak zor değildir. Şeyh veya mürşid ki ikisi aynı anlamdadır “İnsanı Allah’a sevdiren, Allah’ı insana sevdiren kişidir. Bir kişi eğer Allah’ı insanlara sevdiriyorsa, insanları da Allah’a sevdiriyorsa, Allah’ın sevgili kulu haline getiriyorsa o kişi hakiki m... Devamı