19 12 2008

HİZBULLAH ANA DAVASI VE ÖLÜM KUYULARI

 ÖLÜM İÇİN KARANLIK DEMOKRASİ İÇİN BEYAZ KUYULAR Tuncay Güney tarafından kuyulara atılan cesetlerle ilgili olarak dile getirdikleri aslında daha önce söylenen ama kimsenin üzerine gitmediği iddialar. Fakat gerek eski PKK itirafçıları gerekse de Hizbullah Ana Davası’nda yer alan kaset çözümlemelerinde çoğu işlenen cinayetin yeri olarak zaten kuyular gösterildi. Bunun dışında daha önce Abdülkadir Aygan tarafından çizilen krokilerde de bu kuyuların olabileceği yerler gösterildi. Şimdi gelin Türk Hizbullah’ın sitesi huseynisevda.com’a bakalım.   “Geçen aylarda www.huseynisevda.com adlı internet sitesinde “Ergenekon Tipi Yapılanmaların Hizbullah’a Karşı Faaliyetleri” başlığı altında doksanlı yılların karanlık dünyasına ışık tutacak çok önemli bir yazı dizisi yayınlandı. Bu yazı dizisinde ogünkü şartlarda Hizbullah’ın, “ajan” suçlamasıyla sorguladığı ve birçok karanlık olaya katıldıklarının iddia edildiği bazı kişilerin ifadelerine yer verilmişti. Bölgede çok sayıda kirli faaliyetlere katıldıkları öne sürülen bu çetelerden bazılarının somut eylemlerine yer verilip bunların da o dönemde bölgede görev yapan bazı emniyet ve istihbarat görevlilerinin gözetim ve denetiminde yapıldığı konusundaki iddialar hiç de yabana atılacak cinsten değildi. Söz konusu yazı dizisinin onüçüncü bölümü ise belirttikleri çete elemanları tarafından öldürülüp kuyulara atılan kişilerin dramları ile ilgiliydi. Özellikle o bölgede oluşturulan Y.D çetesi, o dönemde hırsızlıktan kaçakçılığa, gasp ve soygun işlerinden çek senet tahsilatına, Hizbullah adına insanlardan zorla para toplamaktan fidye a... Devamı

17 12 2008

BOTAŞ KUYULARI

Ve BOTAŞ kuyuları açılıyorNEVZAT ÇİÇEKErgenekon davasının kilit isimlerinden Tuncay Güney'in, "Karakutu: Ergenekon'un karanlık ismi Tuncay Güney" adlı kitapta anlattığı BOTAŞ Askeri Tesisleri'ndeki kuyuları açılıyor. Silopi Cumhuriyet Savcılığı, kitapta anlatılan ve 1990'lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen çok sayıda kişinin asitle yakıldıktan sonra gömüldüğü iddia edilen kuyuların tespit edilerek açılmasına karar verdi. Taraf'ın daha önce isimlerini açıkladığı köylerdeki kuyuların da açıklanması bekleniyor.Baro Başkanı Elçi: UmutlandıkKonuyla ilgili olarak Taraf'a konuşan Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, kuyuların açılması için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptıkları başvurunun kabul edildiğini söyledi. Elçi, "Cizre- Silopi arasında tespit ettiğimiz ve atıl durumda olan iki tesisdeki kuyaların bir an önce açılmasını talep ettik. Belki bu hafta belki de önümüzdeki hafta kuyuların açılmasını bekliyoruz" dedi. Savcılığın hareketinin kendilerini umutlandırdığını ifade eden Elçi şöyle devam etti: "Türkiye'de aydınlık bir geleceği yakalayabilmesi için geçmişi ile hesaplaşması lazım. Hukukdışı uygulamalar varsa yargı karşısına çıkıp hesap vermesi gerekiyor. Bu faili meçhullerin aileleri yakınlarının 15-20 yıldır ölüp ölmediğini tam olarak bilmiyor. Bu durum insanlara acı çektiriyor."Baro Başkanı Elçi, asit kuyuları hakkında bilgi sahibi olan tanıkların ve mağdur ailelerinin Cumhuriyet Başsavcılığı'na ya da kendilerine başvurmasını istedi.Kuyudan iki ceset çıkarılmıştı15 yıl önce evinden kaçırılan Yusuf Tunç'un eşi Fatma Tunç, avukatı Hüseyin Cangir aracılığıyla Mardin Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak kocasının cesedinin Kızıltepe İlçesi Katarlı Köyü... Devamı

17 12 2008

JİTEMİN TABELASI BİLE VARDI

"JİTEM'in tabelası bile vardı"NEVZAT ÇİÇEKErgenekon davasında önceki gün savunma yapan tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, JİTEM'in varlığını inkar ederek, "İddianameye ısrarla JİTEM adı konulmuştur. Jandarma Genel Komutanlığı'nın hiçbir zaman böyle bir birimi olmamıştır. JİTEM TSK'ya yapılan bir saldırıdır" dedi. Ancak bir dönem JİTEM'de çalışan eski PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan, Veli Küçük'ü yalanladı.Taraf'ın İsveç'te bulduğu Abdülkadir Aygan, Küçük'ün açıklamaları karşısında hayrete düştüğünü belirterek, "Başta; Susurluk Raporu olmak üzere birçok belge ve devlet görevlisinin ifadesi JİTEM' in varlığını ispatlamaya yetiyor" dedi.Albay Doğan telefon ettiJİTEM'le 1990'lı yıllarda askerlik görevini yaparken tanıştığını anlatan Aygan "Ben Kars'ta asker iken, bana telefon açan rütbeli şahıs; JİTEM Diyarbakır Gruplar Komutanı Arif Doğan albaydı" dedi. Bu telefon görüşmesinin ardından Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel bir emir çıkartılarak kendisi gibi eski PKK'lılardan oluşan bir grubun Diyarbakır'daki JİTEM Grup Komutanlığı emrine verildiğini öne süren Aygan, Diyarbakır'a gittikleri zaman Binbaşı Ahmet Cem Ersever JİTEM Grup Komutanlığı görevine atandığını, yardımcılığına ise aslen istihkam subayı olan Binbaşı Aytekin'in Özen atandığını iddia etti. Aygan şöyle devam etti: "O dönem ben ve diğer arkadaşlarım asker olmamıza rağmen sivil giydirildik, belimize de birer Simth Wesson tabanca takıldı. Saç sakal serbestti. Bizden başka tüm rütbeliler, emir eri ve şöför askerler de aynı kıllık kiyafetteydiler."JİTEM'i bunlar kurduCem Ersever'in birkaç günlüğüne makam odasının giriş kapısına JİTEM tabelası bile astığını söyleyen Aygan, "Fakat kim tarafından uyarıldığın... Devamı

14 12 2008

FİRAT NEWS VE AÇIKLAMA

 Dün Fırat News Haber Ajansı’nda Taraf Gazetesi’nin kendi haberini kullandığını söyleyerek açık açık benim ismimi vererek haberine kendi imzamı attığını söylemiş. Şimdi bunun doğru olup olmadığını örnekle size anlatayım ve ondan sonra birkaç söz söyleyeyim… Benim Taraf Gazetesi’nin 14 Aralık 2008 günkü manşeti olan “PKK’yı Kandil’den çıkarma planı” haber çok uzun olmasına rağmen sadeleştirilerek aşağıdaki gibi sayfaya girdi:  “Ankara, Bağdat ve Erbil, PKK'ya silah bıraktırmak ortak bir plan üzerinde çalışıyor. Üç aşamalı projeye göre eyleme karışmamış ve silahını teslim etmeye hazır örgüt mensuplarının Türkiye'ye dönmelerinin önü açılacak. Liderler için "üçüncü ülke" seçeneği üzerinde duruluyor.   Türkiye ile Irak, PKK'yı silahsızlandırmaya dönük bir proje üzerinde çalışıyor. Kısa, orta ve uzun vadeli önlemler içeren projeyle ilgili temaslar, Ankara adına Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) öncülüğünde yürütülürken, gerek Bağdat'taki Irak merkezi hükümetinden gerekse Erbil'deki Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nden üst düzey yetkililer bu temaslara katılıyor. PKK'ya karşı yeni stratejiTaraf'ın bu temaslara katılan Iraklı kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesud Barzani arasında heyetler halinde gerçekleşen görüşmeler ardından, Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yönetimleri kendi aralarında toplanarak PKK'ya karşı yeni bir strateji geliştiril... Devamı

05 12 2008

kot işçileri

Bingöl’ün Karlıova Taşlıçay köyünde neredeyse her evde bir “kumlama hastası” var. Bazı evlerde 3-5 hasta... Köylerinden kalkıp gittikleri İstanbul’da orada-burada geceyi geçirip gündüzleri de havalandırması bile olmayan kot taşlama atölyelerinde, çok değil altı ay ile iki yıl arasında sigortasız çalıştıktan sonra öleceklerini öğreniyorlar.Bingöl’den Erzurum Araştırma Hastanesi’ne giden resmî hasta sayısı 187. Hastaneye başvurmamış olan 150’den fazla hasta var. Aynı şekilde Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde de 50’ye yakın işçi Silikozis hastası. Bunlar kamuoyuna yansıyanlar; ve tabii hangi hastalığa yakalandığını bilmeyen yüzlerce insan daha... İstanbul’da halen Küçükköy, Yenibosna, İkitelli, Sultançiftliği, Halkalı, Alibeyköy semtlerinde her türlü denetimden uzak çok sayıda kot taşlama atölyesi var. Bunlar ‘fason’ tabir edilen atölyeler. Buralarda büyük kot firmalarının fason işlerini yapıyorlar.RESMÎ KAYITLARDA YİRMİ ÖLÜ • Kot yıkama fabrikalarının durumunu kot imalatında çalışanlar çarpıcı bir örnekle ortaya koyuyor: “Çalıştığım şirketin bir bölümünde ihracata yönelik kot imalat işi yapılıyor. Rusya’ya ve birkaç ülkeye kot ihracatımız var. Dikim, yıkama, taşlama ve sair tüm işlemler dışarıda yapılıyor. Bizim binada sadece paketlemesi ve satışı var. Bu kadar sıcaklarda paketleme bölümünden gelen koku bile insanın boğazını yakarken, bunun imalatı ve taşlamasındaki işçilerin durumunu düşünmek bile insana acı veriyor. Sürekli olarak yıkamaya ya da taşlamaya mal gönderirlerken, irsaliyeyi almak için yıkama-taşlama firmasından gelen arkadaşla bu konuyu konuşmuştuk. ‘Ne kad... Devamı

04 11 2008

pakistan

Uzaktaki yakın ülke PakistanSPOTSPOTKeşmir'in ilk Cumhurbaşkanı Serdar Abdül Kayumhan ve Keşmir Adalet Bakanı Raşid Abbasi Keşmir sorununun yakın zamanda çözülmesi için tarafından önerilen ve uluslararası kabul gören tezlere Hindistan'ın karşı çıktığını söylüyorlarNEVZAT ÇİÇEKSon siyasi durumları, Pakistan Talibanı'nı, Keşmir sorununu, Türk yardım kuruluşlarının bölgedeki faaliyetlerini yerinde izleyebilmek için Pakistan'a gidiyoruz... Pakistan Havayolları'na ait uçak yolculuk için yapılan 'Sefer Duası'nın ardından Atatürk havalimanının pistinden havalanıyor...İlk izlenimimizi hava taşıtına attığımız ilk adımda ediniyoruz: Baharat kokuları... Epeyce büyük olduğunu düşündüğümüz uçağın "aslında ufak" olduğu söyleniyor. Bizden hemen önce sıraya sokulmuş olarak uçağa alınan kaçak göçmenler arka taraftaki bütün koltukları dolduruyor ve anlıyoruz ki Pakistan Havayolları'nın "frequent flyer"ları, yani müdavim müşterileri kaçak göçmenler ve uçaklar da bu yüzden büyük...PAKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİResmî adı Pakistan İslâm Cumhuriyeti olan ülke kendi meclisi, hükümeti, başbakanı olan, içişlerinde bağımsız, dışişlerinde merkezî hükümete bağlı eyaletlerden oluşuyor. Eyaletlerin sınırları, etnik köken ve konuşulan dil temel alınarak belirlenmiş. Ülke çok uzun süre İngiltere'nin kontrolünde kaldığı için İngilizce hâlâ oldukça yaygın. Bir başkent bölgesiyle 17 şehirden meydana gelen beş eyalet şunlar: Pencab (başkenti: Lahor), Sind (başkenti: Karaçi), Pathanistan (başkenti: Peşaver), Belucistan (başkenti: Keta), Azâd Keşmir (başkenti: Bati Keşmir).Resmi dil Urduca ve İngilizce olmasına karşın etnik unsurların dilleri d... Devamı

04 11 2008

BU AİLEYE BU FELAKETİ YAŞATMAYIN

Bu aileye beşinci defa felaket yaşatmayınNEVZAT ÇİÇEKOvalıoğlu ailesinin 18 yaşındaki ferdi Merdan Ovalıoğlu yaklaşık 18 gündür PKK’nın elinde tutsak. Amcalarından biri sandık cinayetine giden Dedesi kahırdan vefat eden Ovalıoğlu ailesinin yaşadıkları Türkiye’nin felaket tarihi gibi. İnsan Hakları Derneği ve Maden Mühendisleri PKK’ya seslenerek Merdan’ın derhal serbest bırakılmasını istedi. Konuyu hurriyetler.com sitesindeki köşesinde dile getiren M.Yüksel Özbek'in dediği gibi "Ailenin beşinci felaketi olmasın" Aile sandık cinayetiyle gündeme geldi14 Haziran 1972 günü akşam saat 21.30'da bir sandıkla Paşabahçe'de sahilde bekleyen bir genç kız önce pek dikkati çekmiyor. Yol kesen otomobilde bulunan şoförle iki polis kıza sandıkta ne olduğunu soruyorDede kahrından vefat ettiAdil Ovalıoğlu’nun kardeşi Sami Ovalıoğlu’da 1984 yılında Ankara’da Yükseliş Koleji önünde öldürüldü. Sami Ovalıoğlu’nun Ankara'da Abdullah Çatlılar'ın kurduğu örgütün kurbanı olduğu söylendi. Bu ailenin ikinci feryadıydı. Sami'nin öldürülmesinden sonra Tokat'ta tüccarlığa soyunup, çocuklarını büyük şehirlerde okutmaya azmetmiş baba Aziz Ovalıoğlu ağıtlar yazdı, ağlayarak kapı kapı dolaştı. Birkaç ay sonra, iki yavrusunu yitirmenin acısına dayanamayarak o da vefat etti. En büyük abi, Rüştü Ovalıoğlu, Türkiye'nin en değerli maden mühendisiydi, kardeşlerinin acısına dayanamadı yıllarca acı çekti en sonunda da bir yol kazasında can verdi... Bu ailenin dördüncü felaketiydi. Anne Meliha Ovalıoğlu'da Kanlı 77 bir Mayıs'ına çocuklarının anısı için katıldı. Taksim meydanında ölümden kaçmak için değil, yanındaki insanlara cesaret vermek için süründü... Devamı

31 07 2008

ZEKERİYA ÖZ

ZEKERİYA ÖZ'Ü DE HARCAYACAKLARDINEVZAT ÇİÇEKGazeteci Şamil Tayyar'ın gelecek hafta piyasaya çıkacak olan kitabı "Gölge İktidar" kitabında Ergenekon Soruşturmasının perde arkasını deşifre etmeye devam ediyor. Yeni kitabında Ergenekon’un içinde ciddi bir çatışma başladığını yazan Tayyar, "Bu örgüt Susurluk’un devamı değil, 9 Mart Cuntası’nın devamı. 9 Mart’ta, iki kuvvet komutanı son anda cuntadan desteğini çektiğinde nasıl ki darbe başarısız olmuşsa, bugün de üst düzey iki komutanın tutumu ile örgüt çökme noktasına geldi." dedi. Ergenekon Soruşturması devam ederken, Bakanlar Kurulu’ndan bir üyenin soruşturmaya müdahale ettiğini yazdı. Tayyar, İstanbul’da ifademi alan Savcı Zekeriya Öz'ün, kendisine tanık koruma kapsamı içine alınması konusunda teklifte bulunduğunu ama bunu kendisinin kabul etmediğini söyledi. Eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in sağlığıyla ilgili Bülent Ecevit’in özel koruma ekibinden bir doktorun kendisini aradığını ve korkunç bilgiler verdiğini söyleyen Tayyar, Ecevit’in Başkent Hastanesi’nden ayrılıp GATA’ya geçmesinin perde arkasını yazdı. Zekeriya Öz'ü de Şemdinli Savcısı gibi harcamak istedilerŞamil Tayyar Ergenekon Soruşturması'nı yürüten Zekeriya Öz’ün de Şemdinli Savcısı Muharrem Sarıkaya gibi harcanmak istendiğini ama girişilerin yarıda kaldığını söyledi. Tayyar "Özellikle 2008 yılı ocak ayındaki birinci dalga operasyonlardan sonra özel yetkili mahkeme savcılığından alınıp normal bir mahkemeye atanarak bir nevi tenzil-i rütbe yapılmak istendi. Konu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda sözlü olarak gündeme gelince denmiş ki: “Böyle bir dönemde görev yeri değiştirilirse büyük tepkiler olabilir, izah... Devamı

31 07 2008

darbe günlükleri

DARBE GÜNLÜKLERİ -2NEVZAT ÇİÇEK Aktüel Dergisi'nin bugün piyasaya çıkan sayısında Özden Örnek tarafından yazıldığı öne sürülen Darbe Günlükleri'nin yayınlanmamış bölümlerin bir kısmı yayınlandı. Tuncay Opçin imzasıyla yayınlanan "Ayışığı'nın karanlık tarafı Darbe Günlükleri 2"isimli darbe günlüklerinde ki yazıda günlüklerde ismi M.Ö olarak geçen Mustafa Özkan'ın darbeciler tarafından medya desteğinin alınması için devreye sokulduğu belirtiliyor. Darbe Günlükleri 2'de başını görevdeki dört kuvvet komutanının çektiği “cunta”nın akıl hocalığını eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yaptığı ve Mustafa Özkan'ın Paşalar ile Demirel arasındaki kurye görevi gördüğü ifade edilerek "Demirel halkı, medyayı yanına almayan bir darbenin başarılı olamayacağı haberini göndermişti komutanlara. Bir de ABD ile asker arasındaki soğukluğun, bir an önce giderilmesini istiyordu." dendi. Demirel'in, Kıbrıs konusunda hükümet taviz verirse kendisinin yollara düşeceğini ifade ettiği ve en iyi çözümün çözümsüzlük olduğu Aktüel'in bugünkü sayısında yer aldı.Mustafa Özkan'ın hayatından kesitler sunan derginin bugunkü yazısında darbeciler medyayı yanlarına çekebilmek için Özkan’ı devreye soktukalrı, Özkan'ın Aydın Doğan’la paşalar arasında teması sağlaı ve Süleyman Demirel’in “has adamı” olduğunu yazdı. 1988 yılında Son Havadis gazetesinin kapısına kilt vurup ortalarda gözükmeyen Özkan'ın AKP kurulup iktidara gelmesiyle birlikte tekrar sahneye çıktığına dikakti çektiAnkara’da TSK’nın hükümetin icraatından müthiş rahatsız olduğunun konuşulduğu günlerde Cüneyt ... Devamı

31 07 2008

ırak

Yerel Seçim Yasa Tasarısı Parlamentodan geçtiNevzat ÇiçekFederal Irak Parlamentosu, uzun zamandır tartışılan yerel seçimler yasa tasarısını kabul etti. Kürdistan İttifakı listesinin yanısıra genel İttifak listesinde yer alan diğer milletvekilleri Meclis Başkanı Mahmud el Meşhedani'nin gizli oturum kararını protesto ederek meclisi terk ettiği oylamaya 140 vekil katıldı. Tasarıya 127 vekil 'evet' oyu verdi. Yasanın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve iki yardımcısı tarafından onaylanması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı Konseyi, tasarıyı tekrar görüşülmek üzere meclise iade edebiliyor. Kürtler tasarının iade edilmesini istiyorIrak Devlet Başkanı Celal Talabani önceki günlerde Kerkük'ü ziyaret ederek Kerkük'le ilgili olarak durum değerlendirmesinde bulundu. Talabani Kerkük'teki temaslarının ardından Kerkük Meclisi'nin yüzde 32 Kürt, yüzde 32 Arap, yüzde 32 Türkmen ve yüzde 4 Hıristiyan azınlıktan oluşmasını öngüren kararını verdi. Talabani'nin önerisi iki vekil tarafından Irak Parlemantosu'na önerge olarak getirildi. Önceki gün yapılan oylama da Talabani'nin bu yöndeki önergesi kabul edilirken Kürt ittifakı meclis Başkanı meclis başkanı Mahmut Meşhedani'nin gizli oylamasını protesto ederek parlamentoyu terk etti. Talabani'nin önerdiği ve meclise getirilen önergeninTürkiye, Suriye ve İran tarafından da desteklendiği ifade edildi. Kürt ittifakının kabul edilen maddenin iptali istemiyle Irak Anayasa Mahkemesi'ne gidecekleri öğrenildi. Talabani'nin gerek Kürtlerin oylamayı protesto ederek oturumu terk etmeleri gerekse de Mahkemeye gideceklerini açıklaması üzerine kendi önerisini imzalamayabileceği söylendi. Öte yandan Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanlık Konseyi önceki gün Irak parlamentos... Devamı

31 07 2008

kurbağıcılar derneği

Kurbağacılar dernek kurduGece yarıları yollara düşüp kurbağa topluyorlar Edirne'de nehirlerin taşması ile ortaya çıkan kurbağalar, çoğunluğu Roman olan kurbağa avcıları tarafından toplanarak satılıyor. Gece yarıları su kenarlarına giden avcılar, kurbağaları kilosu 4 YTL'den tüccarlara satan kurbağacılarından artık bir derneği var. Kurbağa ve Salyangoz Toplayıcıları Dayanışma ve Kalkınma Derneği Edirne'de nehirlerin taşması, kurbağa satıcılarına yarıyor. Suların taşması ile ortaya çıkan kurbağalar, çoğunluğu Roman olan kurbağa avcıları tarafından toplanarak satılıyor. Kurbağa avcılığı için gece yarıları su kenarlarına giden avcılar, topladıkları kurbağaları kilosu 4 YTL'den İpsala ve Bandırma'dan gelen ihracatçılara satıyorlar. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde zengin sofralarına meze olan kurbağalar, Edirne'de fakirlerin geçim kaynağını oluşturuyor. Gecenin karanlığında fener ışığıyla su birikintilerinde çalışan kurbağa avcıları, gece boyunca ortalama 15-20 kilo kurbağa topladıklarını dile getiriyor. 20 yıldır kurbağa avlayan "Kurbağa Metin" lakaplı Metin Örs, "Ekmek parası için mecburen sabahın 03.00'ünde kalkıp Tunca Nehri'ne kurbağa toplamaya gidiyoruz. Başka iş yok. Biz 3 arkadaş birlikte bu işi yapıyoruz. Menzilahır Mahallesi'ndeki vatandaşların hemen hepsi bu işle geçimini sağlıyor." bilgisini veriyor. Geceleri gazlı lambalarıyla nehir ve su kanalları etrafında dolaştıklarını anlatan Metin Örs, bir gecede ortalama 15-20 kilo kurbağa toplayarak kilosu 4 milyon liradan tüccara sattıklarını dile getiriyor. Tüccarların, hayvanları İpsala'daki kurbağa işleme yerine gönderdiğini söyleyen Örs, kurbağaların sadece bacakları yeniyormuş. Bunu yurtdışındakiler tüketiyor." diye konuşuyor. Gecenin karanlığında yollara düşenlerden biri de 47 yaşındaki Ahmet Yılmaz. Kurbağaları gece elle topladıklarını ifade eden Ahmet Yılmaz... Devamı

31 07 2008

Özden örnek

Özden Örnek "Mümkünse Günlük Tutun"Nevzat Çiçekİki darbe girişimini anlattığı günlükleriyle kamuoyunda büyük tartışma yaratan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlüklerle ilgili ortaya çıkan bir gelişme günlüklerin doğruluğunu onaylıyor. Deniz Harp Okulu öğrencilerin çıkardığı Pusula isimli dergiye 2004 yılının mart ayında bir röportaj veren Özden Örnek Deniz Harp Okulu öğrencilerine de günlük tutmalarını tavsiye etti. Özden Örnek'in günlük tavsiye ettiği röportajının yer aldığı dergi Deniz Harp Okulu'nun internet sayfasında görülüyor. Ancak 10 sayfa yapılan röportajın yedinci sayfası bulunmuyor. Öte yandan derginin 2001 yılından beri düzenli olarak gönderildiği İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde de röportajın yer aldığı 2004 yılına ait dergilerin kayıtlarda bulunmadığı ortaya çıktı.Yaklaşık 25 yıldır Deniz Harp Okulu'nda öğrenciler tarafından çıkarılan Pusula Dergisi'nde öğrenciler çeşitli konularda yazılar yazıyor ve komutanlarıyla röportajlar yapıyor. 25 yıldan beri düzenli olarak çıkarılan derginin Mart 2004 sayısının röportaj konuğu dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek. Öğrencilerin komutanlarıyla yaptıkları röportaj derginin 54. sayısında Mart 2004 yılında yayınlandı. Söz konusu röportajda Örnek öğrencilere kesinlikle günlük tutmalarını tavsiye ediyor ve ekliyor "Bizim hocalarımızın yetişme tarzlarında günlük mecburiyeti vardı" Özden Örnek'e öğrenciler tarafından çeşitli konularda soruLar yöneltiliyor. Yöneltilen sorular arasında verilen eğitimden, Özden Örnek'in yaşamına ve denizciler haricindeki insanlara denizin anlatılmasına değ... Devamı

31 07 2008

ergenekon iddiaanamesi

İŞTE İDDİANAMEDEKİ TANIKLARIN TAM LİSTESİ SANIKLARIN İSİMLERİAtilla Aksu, Nusret Senem, Halil Behic Gürcihan, Salih Omacan, Hayrettin Ertekin, Ayşe Asuman, Özdemir Erdal, İrten Ergün Poyraz, Doğu Perinçek, Mehmet Nuri Aytekin, İlhan Selçuk, İsmail Yıldız, Habip Ümit Sayın Kemal Şahin, Sedat Peker, Selim Akkurt, Andulmuttalip Tonçer, Ali Yasak, Sami Hoştan, Mahmut Öztürk, Mehmet Zekeriya Öztürk, Ertaç Giray, Muzaffer Tekin, Osman Aydın, Şahin Zeki Yurdakul Çağman, Hüseyin Görüm, Şefik Çelik, Ümit Oğuztan, Aydın Gergin, Ferid İlsever, Raif Görüm, Muhammet Yüce, Melike Arslan, Vedat Yenerer, Tanju Okan, Muammer Karabulut, Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Ali Kutlu, İhsan Göktaş, Bekir Öztürk, Orhan Tunç, Serhan Bolluk, Murat Çağlar, Semih Tufan Gülaltay, Yaşar Ağsu, Mehmet Fikri Karadağ, Nevzat Çetin, Oğuz Alpaslan Abdulkadir, Sami Almaz, Veli Küçük, Erol Ölmez, Recep Gökhan Sipahioğlu, Mehmet Adnan Akfırat, Rasim Görüm, Feridun Refik Nuhoğlu, Mehmet Demirtaş, Yusuf Çolak, Ali Yiğit, Oktay Yıldırım, Ahmet Ülger, Emin Gürses, Rafet Arslan, Aydın Yüksek, Muzaffer Şenocak, Fikret Emek, Gazi Güder, İsmail Eksik, Hayrullah Mahmud Özgür, Hayati Özcan, Tuğrul Derme, Fuat Ermiş, Mehmet Murat Yücel, Şebnem Eriş, Murat Özkan, Yusuf Görüm, Tuncay Hacıbektaşoğlu, Mete Yalazangil, Asim Demir, Kahraman Şahin, İbrahim Benli, Güler Kömürcü, Hüseyin Gazi Oğuz, Satılmış Balkaş, Sevgi Erenerol, Emin Caner Yiğit, Ayhan Sarıoğlu, Serdar Bahadır Kurt Erkut Ersoy, Yaşar Arslanköylü, Abdullah Arapoğulları, Vatan Bölükbaşı, Coşkun Çalık, Ayhan Çelik, Hikmet Çiçek, Yusuf Beşirik, Yusuf Tunçer, Mahir Çayan Güngör, Saipir Debzlelvidze, Fuat Tur... Devamı

31 07 2008

hilmi özköke suikast

 Özkök'e üç suikast girişimi direkten döndüNevzat ÇiçekKara Kuvvetleri ve Genelkurmay Başkanlığı döneminde Hilmi Özkök'e üç suikast girişiminde bulunulduğu ortaya çıktı. Bu suikast girişimlerinden bir tanesi Ergenekon İddianamesi'nde yer aldı. Genelkurmay Başkanlığı sırasında Özkök'e suikast girşimini haber veren kişi ise Amerika'nın Ankara Büyükelçiliğinde görevli Martin Rollinson. Özkök'ü suikast girişimlerinden korumak için Ankara sokaklarında boş arabalar dolaştırıldı Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hilmi Özkök'e Siirt'te suikast düzenlendiği ancak Özkök'ün suikastten son anda kurtulduğu Ergenekon iddianamesinde ortaya çıktı. Ergenekon Soruşturması nedeniyle tutuklu bulunan gazeteci Hayrullah Mahmut Özgür'ün Beşiktaş'taki evinde ele geçirilen belgeler arasında bulunan 6 numaralı dökümanda Özkök'e Siirt'te düzenlenecek suikast şöyle anlatılıyor: '...Burada amaç ordunun yönetimini eline alacak Hilmi Özkök'e yıpranmış ve basan elde edemeyecek bir birim bırakmıştı, Kara Kuvvetleri Komutanı iken Siirt'te öldürülmeye çalışılan Hilmi Özkök'ün başarılı olması istenmiyordu. Kıvnkoğlu ve ekibinin emri ile Siirt'te birlik denetlemeleri sırasında Helikopterine bir gün öncesinden parça sökülerek sabotaj yapılan ancak sabah teknisyen kontrolünde ortaya çıkmayan olay fakat bu olayı takip eden özel kuvvetler personeli Hilmi Özkök gibi ordu içerisinde para yemeyen ve temiz bir komutanın varlığının istenmesi sebebi ile kendi bilgisi dışında bu birim tarafından korumaya alınmıştır. Başına bu işler geleceği bilindiğinden dolayı bu personel görevli olmadıkları halde bu yakın korumayı sağlıyorlardı. Bu koruma sırasında da heli... Devamı

31 07 2008

pilot necatinin oğlu konuştu

 PİLOT NECATİ'NİN OĞLU KONUŞTUNevzat Çiçek PKK ve Kürt meselesi üzerine araştırma yapanların üzerinde sıklıkla durduğu Abdullah Öcalan MİT ilişkisi son günlerde tekrardan alevlendirildi. Kimilerine gör PKK’yı MİT kurdurmuş hatta bunun için para vermişti. Kimi görüşler ise PKK’nın doğmadan boğdurulmak istendiği ve bu nedenle MİT elemanlarının kuruluşta bulundukları ama sonradan tasfiye edildikleri şeklinde. Abdullah Öcalan’ın 1984-1995 yılları arasında yazılarından derlenen “Devrimin Dili Ve Eylemi” kitapçığında eşi Kesire Öcalan ve Pilot Necati’nin MİT tarafından yanına yerleştirildiğini söyler. Öcalan bunları söylerken başka kaynaklar ki (bunların başında Radikal Gazetesi Yazarı Avni Özgürel ve Doğu Perinçek gelmektedir) Öcalan’ın öğrenciliğinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) paravan kuruluşu olan Türkiye Fikir Ajansı’nda çalıştığını söylüyordu. Öcalan, gazeteci Mahir Sayın’la söyleyişlerinden oluşan “Erkeği Öldürmek” kitabında MİT tarafından yanına yerleştirilen Pilot Necati’yi kullandıklarını ve MİT’in paralarını yediklerini söylüyordu. Öldürülen gazeteci yazar Uğur Mumcu’da “Kürt Dosyası” kitabında “MİT Öcalan’ı besledi” diyordu. PKK'nın kurucularından Mustafa Karasu, geçen hafta Avrupa'da yayımlanan Yeni Özgür Politika adlı gazeteye yazdığı makalede, "MİT içimize bizi kontrol etmek için ajan soktu. Ancak onlar bizi kullanamadı, biz onu kullandık. Uğur Mumcu da bunu fark ettiği için öldürüldü" dedi. Karasu, devletin 'Pilot Necati' kod adlı MİT ajanını PKK'ya karşı kullanmak istediğini fark ettiklerini ve öldürmek için Abdullah Öcalan'a danışıldığını, ancak ... Devamı

13 06 2008

Hüsnü Özyeğin

  Özyeğin: Rus ekonomisi iki sene sonra İtalyan ekonomisini geçecek NEVZAT ÇİÇEK   Gaziantep'te İstanbul'dan gelen gazetecileri ağırlayan Fiba Holding Başkanı Hüsnü Özyeğin, bir milyar avroluk bir bütçeyle rüzgar enerjisi işine girdiklerini söyledi. Özyeğin, Çin, Japonya ve Gümeykore dışında üretilemeyen gemileri kendilerinin Tuzla'da üretmeye başladıklarını söyledi. Özyeğin, Rus ekonomisinin 2010 yılında İtalyan ekonomisini de geçeceğini sözlerine ekledi. Fiba Holding'in yatırımı olan Sinepark sinemalarının ilk halkası Gaziantep'te açıldı. Açılış dolayısıyla Gaziantep'te gazetecileri ağırlayan Fiba Holding Başkanı Hüsnü Özyeğin, Tepe Grubu'ndan iki buçuk yıl önce Gaziantep, Konya, İstanbul ve Adana'da aldıkları alışveriş merkezlerini çekim merkezi yapmak için buz patenti ve sinema salonları koydukalarını söyledi. Özyeğin, Romanya'da da en modern sinema salonlarını 4400 koltukla kendilerinin işlettiğini söyledi.   Gaziantep'e çok gelip gititğini ve Finansbank'ta Gaziantep'e en çok kredi veren ikinci banka olduklarının altını çizen Özyeğin, otuz yıl önce canlı hayvan ihraç eden kentin bugün birçok ürünü ihraç ettiğini ve lojistik açıdan çok zor olduğunu söyleyen Özyeğin, Sami Konukoğlu'nun da bunda çok büyük emeği olduğunu ifade etti. Özyeğin, Çin'de en büyük Türk yatırımını kendilerinin gerçekleştireceğini ve bu yatırımın 250 milyon dolar olduğunu söyleyerek IKEA ile yanyana arsa aldıklarını, IKEA'nında dünyanın en büyük ikinci mağazasını burada açacağını söyledi. Kalkalkavan ailesiyle birlikte Sedef Tersanesi'nde Çin, Güneykore ve Japonya dışında üretilmeyen 180 bin tonl... Devamı

13 06 2008

nakıp ali

    "NAKIP ALİYİ DE GEÇTİ HAAA" Nevzat Çiçek- Nakıp Ali, yaşamı Kadir İnanır ve Fatma Girik'in oynadığı "Sinema Bir Mucizedir" filmine konu olan, namı yurt dışına aşan bir sinema gönüllüsüdür . 1897 yılında o zamanki adıyla Ayıntab kasabasında doğar. Küçüklüğünde arkadaşlarını toplayıp örtüler altında onlara Hacivat ve Karagöz oynatan Nakıp Ali, daha sonraları "Saz" olarak da adlandırılan canlı müzik yapılan ve dönemin en önemli eğlence mekanları olan çay bahçelerini işletmeye başlar. Kurtuluş Savaşı'nın başlaması üzerine Kuvvayı Milliye'nin Antep Cephesi'nde bombacı olarak görev yapmıştır. Kendi yaptığı el bombalarını imal ettiği için, ismi Bombacı Ali olarak kalmış, Ayıntab'ı Gaziantep yapan sayısız kahramadan biri olmuştur. Savaş sonrasında İstanbul gezisi sırasında ilk defa sinemayı görür. İstanbul'dan aldığı ikinci el makinaları Gaziantep'e 1924 yılında getirir. Sinema makinelerini getiriken "Benim işim halkı eğlendirmek, bu sinema da çok eğlenceli bir şey" diyerek bölgenin ilk sinema işletmecisi olur. Elektriğin sınırlı olduğu o yıllarda jeneratörlerle işletilen sinema halkın yoğun ilgisiyle karşılaşır. Ahşap Asri Sinema (Sonradan altı beton, üstü beton Nakıp Sineması) Gaziantepliler için vaz geçilmez olmuştur. Nakıp Ali tarafından getirilen sessiz filmlerin altyazılarını İngilizce bilen bir öğretmenle anlaşarak anında salondakilere tercüme ettirir. Bununla da kalmayıp İstanbul'da bile olmayan bir uygulamayıbaşlatarak seans arasında konserler verdirdi. Filmin gösterimi sırasında gramafondan veya canlı olarak izleyicilere müzik dinlettirme fikri de ona aitti. Bütün sinemalarda sık sık cereyan kesilir, film kopardı. Haydi, iki kere neyse... Üçüncü kopuşta, seyirciler, "Nakıp Ali'yi geçti haa!" diye bağırırlar... Devamı

13 06 2008

ismail beşikçi

KİTAP ALMAK KOLAY MI? BİR KOLİ KİTABIN HİKAYESİ NEVZAT ÇİÇEK Sosyolog İsmail Beşikçi İsveç'ten gönderilen bir koli kitabı almak için aylarca uğraştı. Posta işletmesi gelen kitapları önce emniyete gönderdi, emniyet iki kitabı sakıncalı bularak el koydu. Beşikçi geri kalan kitapları almak istedi "Faturan var mı?" diye soruldu. Kitapların hediye olduğunu söyleyen Beşikçi kitapları geri yollamak istedi Posta İşletmesi bu sefer "Kitaplar eksik geri yollayamayız" dedi. İki ay sonunda kitaplar eksik bir şekilde İsveç'e geri gönderildi. İsveç'te yaşayan Goran ve Karin adındaki iki okuru sekiz Şubat 2008 tarihinde Sosyolog İsmail Beşikçi'ye seksene yakın kitap gönderdi. 19 şubat tarihinde Beşikçi'ye , PTT'den "Gümrüklü maddeler haber kağıdı" gelir. Beşikçi'ye gelen kağıtta, İsveç'ten bir koli geldiği ve kolinin 14 kilo 500 gram ağırlığında olduğu belirtilerek gelip alması istenir. Ankara Yenimahalle'deki Posta İşleme Merkezi'ne giden Beşikçi'nin huzurunda gönderilen koli açılır. Posta görevlileri koli içerisinde bulunan seksene yakın kitabın sakıncalı olup olmadığına bakılması için emniyet Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğini söyler. Beşikçi'den telefon numarasını bırakması istenirerek inceleme sonucunda kendisine haber verileceği söylenir. İki hafta sonra Beşikçi'yi arayan posta görevlileri kitapların emniyetçe incelendiğini ve gelip kitapları teslim alması istenir. Posta İşletmeleri Merkezi Gümrüklü Maddeler Bölümü'ne giden Beşikçi'ye iki kitabın yasak kapsamanına alındığını geri kalan kitapların ise kendisine verilebileceği söylenir. Beşikçi'nin bu kitapları almak için fatura ibraz etmesi ve gümrük vergilerini ödemesi gerektiği kendisine söylenir. Beşikç... Devamı

13 06 2008

veli küçük

Veli Küçük: Türkiye'de askeri darbe olmaması büyük eksiklik Nevzat Çiçek-Taraf Gazetesi Araştırmacı yazar Talip Doğan Karlıbel, Ergenekon Terör Örgütü Soruşturmasında tutuklu bulunan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün 2003 yılında Alman National Zeitung gazetesine verdiği demeçte "Türkiye'de uzun bir süredir askeri darbe olmamıştır. Bunu büyük bir eksiklik olarak görüyorum" dediğini ortaya çıkardı. karlıbel, Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz'in Alman Faşistleriyle toplantı yaptıklarını söyledi. Bir dönem Alman emniyetinde görev yapan araştırmacı yazar Talip Doğan Karlıbel Ergenekon örgütünün Alman Faşist gruplarının oluşturduğu derin devlet yapısıyla aynı olduğunu söyledi. Karlıbel, Ergenekon Terör Örgütü'nün, Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın 2001 ve 2002 yıllarında hazırladığı iki raporda "Ergenekon Türk Sağcı Grubu" adıyla yer aldığını söyledi. Ergenekon Terör Örgütü'nün tıpa tıp aynısının, Almanya'da 1980'li yılların başında ortaya çıktığını anlatan Karlıbel, Veli Küçük'ün, Alman gladyosunun subaylarıyla buluşup istişare yaptığını söyleyen Karlıbel; "Veli Küçük, 2003 yılında faşist Gerhard Frey'in sahip olduğu Alman National Zeitung gazetesine demeç verdi. Küçük, 'Türkiye uzun yıllardır askeri darbe görmemiştir. Bun bunu bir eksiklik olarak görüyorum' dedi." Veli Küçük'ün sık sık gittiği Hollanda ve Almanya'da Alman, Hollanda ve Danimarka'dan gelen aşırı milliyetçi kişilerle buluştuğunu söyleyen Karlıbel, "Bunlardan en ilginç buluşma Mölln ve Solingen katliamlarını organize eden DVU Partisi Genel Başkanı Dr. Gerhard Frey ile buluşmasıdır" dedi. Bu buluşmada, Alman Ö... Devamı

26 02 2008

DOĞURMADAN "CESARET ANA"

Ersoy klişeleri altüst etti SPOT: Sınırötesi operasyonla birlikte yeniden yükselen savaş çığırtkanlığına karşı tavır Bülent Ersoy’dan geldi. ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganını klişe olarak nitelendiren Ersoy “Oğlum olsa bu koşullarda askere yollamam” dedi. NEVZAT ÇİÇEK Star TV'de önceki gece yayınlanan Popstar Alaturka yarışmasına "şehit" tartışması damgasını vurdu. Bülent Ersoy'un "Başkalarının savaşı için doğurduğum çocuğu toprağa veremem" sözlerine Ebru Gündeş, "İnşallah Allah bana bir oğul nasip eder de anlı şanlı askere yollarım" diye karşılık verince Ersoy'dan, "Ölüsünü eline alırsın" yanıtını aldı. BUNLAR SENARYO. Popstar Alaturka yarışması sınır ötesi operasyonda şehit olan 15 asker için saygı duruşuyla başladı. Jüri üyeliğini Bülent Ersoy, Ebru Gündeş, Orhan Gencebay ve Armağan Çağlayan'ın yaptığı programda Ersoy, bu savaşın "normal şartlar altında yürütülen bir savaş olmadığını entrikalar üzerine kurulduğunu" savunarak senaryoyu "orasının" yazdığını ve "herkesin de bu senaryoyu oynadığını" söyledi. Ersoy bu değerlendirmelerinin ardından "Başkalarının savaşı için doğurduğum çocuğu toprağa veremem" dedi. Ersoy, "Ben çocuk doğursaydım, masa başında birileri yok 'Onu yapacaksın’ yok 'Bunu yapacaksın, ben onları böyle kuvvetsiz duruma düşüreceğim' diye böyle bir durum sergileyecek ben de doğurduğum çocuğu toprağa vereceğim. Var mı böyle bir şey" diye sordu. ANALARIN YÜREĞİ YANIYOR. Ersoy, "Tamam vatan bölünmez, bilmem ne olmaz ama göz göre göre de bu çocukları bütün analar doğursun, toprağa versinler. Bu mu yani" diyerek tepkisini sürdüren Ersoy, "Bir çocuğun ne demek olduğunu ben sizler gibi bilemem. Ben anne değilim, olamayacağım da. Ama insan olarak o anaların yüreğinin nasıl cayır cayır yandığını ben anlayamam ama anneler anlar" dedi. GÜNDEŞ’TEN TEPKİ. Ersoy'un "Başkalarının savaşı için doğurduğum çocuğu toprağa veremem" sözleri jüri üyeleri ve arasında buz gibi bir ha... Devamı

17 01 2008

AHİM'DE BİR TÜRK VEKİL

AHİM TARİHİNDEBİR İLK "DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRIN" NEVZAT ÇİÇEK Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarihinde ilk defa bir milletvekili başvurarak kendi Meclis'inin dokunulmazlığını kaldırmadığını belirterek "dokunulmazlığımı kaldırsınlar yargılanmak istiyorum" dedi. CHP Konya milletvekili Atilla Kart'ı AİHM'götüren süreç onun Türkiye'de başvuracağı bir mahkemenin olmamasından ve Meclis'te bekleyen dokunulmazlık dosyalarının çoğunun yolsuzlukla ilgili olmasından kaynaklanıyor. 3 Kasım 2002 seçimlerinden önc, Konya Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapan Kart, Mesleki çalışmaları esnasında, 2 ayrı dosyada, karşı taraf vekil ve temsilcilerine yönelik olarak savunma sınırını aştığı bahsiyle, Türk Ceza Kanununun hakareti düzenleyen hükümlerine muhalefet gerekçesiyle aleyhinde iddianame düzenlendi ve Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili olarak seçilen Kart için, Anayasanın 83. maddesi gereğince hakkında açılan bu davalar durduruldu ve ilgili birimler tarafından fezleke düzenlenerek dosyalar TBMM Başkanlığına gönderildi. Bu dönemde Kart'la birlikte 22. Yasama Döneminde Milletvekillerine ait 194 dosya TBMM Başkanlığına ulaştı. Bu dosyalardan 7 adedi talep üzerine Başbakanlığa geri gönderildi. Karma Komisyonca 175 adet dosya hakkında, hiçbir ayırım yapılmadan “kovuşturmanın ertelenmesi” şeklinde karar verildi. Atilla Kart, Meclis'e tekrar başvurarak Karma Komisyon’da 3/107 esas ile beklemekte olan dosyada, dokunulmazlığımın kaldırılmasını TBMM İçtüzüğünün 134/son maddesi gereğince talep etti. Kart, bekleyen dokunulmazlık dosyalarının çoğunun yolsuzlukla ilgili olduğunu söyleyerek, kendisinin yolsuzluk yapmadığını ve böyle alınmak istemedeğini söyledi. Meclis Kart'ın talebini dikkate almayınca Kart'ta 08.02.2005 tarihinde AİHM'ne başvurdu. Başvurusunda Kart, Kişi hakkında toplumda olumsuz kanaatlerin doğmasına yol açtığı, kişilik haklarının ihlâli sonucunu doğurduğunu, âdi... Devamı

17 01 2008

ÖĞRENCİ FİŞLEMELERİ

PSİKOLJİK HAREKAT BÜTÜN TÜRKİYE'DE NEVZAT ÇİÇEK     İçişleri Bakanlığı onayıyla başlatılan lise öğrencilerine yönelik "Psikolojik harekat'ın" Diyarbakır dışında Şırnak, Mersin, Muş gibi illerinde de değişik şekilde devam ettiği ortaya çıktı. Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi ....tarihinde resmi kurumlara başvurarak uygulamada ki sakıncaları anlatıp uygulamanın bir an önce sona erdirilmesini istedi. Öğrencilerin polis otolarıyla taşındığını söyleyen Eğitim Sen, öğrencilerden istihbarati bilgi istendiğini söyleyerek öğrencilerin şiddete yönlendirildiğini savundu. Diğer taraftan Mersin'de öğretmenlere dağıtılan formlarda öğrencileri fişlemeleri istendi.   EĞİTİM SEN ÖĞRENCİLER ZORLA POLİS OTOLARUYLA GÖTÜRÜLÜYOR Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi 2006 -2007 öğretim dönemi ile 2007-2008 öğretim yılının ilk yarısında il merkezinde 36 lise ilçelerde 26 lisede toplam 17000 Kürt öğrenciye bu tür eğitimler verildiğini söyled. Eğitim Sen, eğitim öğretimin devam ettiği gün ve saatlerde düzenlenen bu eğitimlere lise öğrencilerinin zorunlu olarak emniyet müdürlüğüne ait araçlarla salona götürüldüğü,eğitime katılmak istemeyen öğrencilerin okul idareleri tarafından "Disiplin soruşturması açılacaktır" diye tehdit edildikleri söyledi. Eğitim Sen, öğrencilerin zorla götürüldüğünü oysa MEB mevzuaatı gereği velilerden izin alınması gerektiğini söyledi. Sinevizyonlarda aşırı şiddet içerikli görüntülere yer verildiğini, öğrencilerde psikoljik travmaların geliştiğini, ve görüntülerin çocuklarda şiddet eğilimini artırdığını savunan sendika, Diyarbakır'da Demokratik Kitle Örgütleri ve STK'lardan söz edilirken bunların terörize edildiğini başvurusunda belirtti. "BU SORULAR İSTİHBARATİ SORULARDIR" Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, ankette sorulan soruların öğrencileri istihbarati bilgi vermeye sevk ettiğini belirterek buna örnek olarak şu sorulara dikkati çekti. "Size göre, terör örgütleri nerelerde propaganda yapmaktadır?", Aşağıdakilerden biri ya da birden ... Devamı

17 01 2008

Devamı

14 01 2008

PUŞİ VE SARIK

G.doğu'da ne oluyor: Sarık, Puşi ve Rotary! Nevzat Çiçek'in, Hayykitap tarafından yakında yayınlanacak olan, Puşi ve Sarık adlı kitabında Özgür Der Başkanı Serdar Bülent Yılmaz ile yapılan bir röportaj var. Yılmaz "Kürtlerin Müslüman devletler tarafından zulme uğradığı iddiası yalandır" diyor.    Röportaj: Nevzat Çiçek“Kürtlerin Müslüman devletler tarafından zulme uğradığı iddiaları yalandır”Özgür Der (Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği), Türkiye genelinde örgütlenen İslami bir insan hakları örgütü. Özgür Der başta Diyarbakır olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’da etkin bir sivil toplum örgütü olarak öne çıkıyor. Derneğin Diyarbakır Şube Başkanı Serdar Bülent Yılmaz aynı zamanda avukatlık mesleğini sürdürüyor.  Son dönemlerde Doğu ve Güneydoğu'da hızlı bir değişim yaşandığı görülüyor. Buna kimileri sivilleşme derken, kimileri radikal İslam'ın yükselişi, kimileri de Kürt milliyetçiliğinin gerileme süreci olarak konuyu ele alıyor. Size göre Güneydoğu'da neler oluyor? Bölgede bir “değişim”den bahsediliyor ve değişimin izleri daha çok İslami kesime ait derneklerde ve İslami kesimin yaptığı mitinglerde sürülüyor. AK Parti’nin yakaladığı başarı da buna ekleniyor. Öncelikle ifade edelim ki tüm dünyada olduğu gibi bölgemizde de dine karşı ilgi ve yakınlık artıyor. Bölgedeki dindar toplumsal zemin de bu durumu kolaylaştıran bir etken. Ancak, derinliği tartışmaya açık olan söz konusu bu “değişim”i tek başına bu gerçeğe dayandırmak yanıltıcı olur. Çok faktörlü bir sosyolojik olaydan bahsediyoruz. Bu faktörlerin başında bölgenin toplumsal ger&c... Devamı

13 01 2008

el kaide

EL KAİDE OPERASYONLARI NEVZAT ÇİÇEK İsrail İstihbaratının Türk İstihbaratını El Kaide konuusnda uyararak "El Kaide Amerikan ve İsrail elçilikleri başta olmak üzere bu iki ülkenin kurumlarına Türkiye'de saldırı düzenleme hazırlığı içerisinde" bulunduğunu belirtmesi üzerine Türk İstihbaratI El Kaide ve Hizbulllah operasyonlarını sıklaştırdı. 2 Ocak 2008'de İsrail'de yayınlanan Yedioth Ahronot gazetesi de, İsrail güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrailli yetkililer, El Kaide hücrelerinin Türkiye’ye sızdığına dair kesin istihbarat verileri edindi. El Kaide’nin, İsrail ve ABD’ye ait kurumlarla Türkiye ile iş yapan kuruluşları hedef seçtiği öne sürülüyor diye yazdı. Gazete, İsrailli yetkililerin, HSBC binası ve sinagoglara yönelik saldırılara benzer bir eylem düzenlenmesinden endişe duyduklarını da yazarak örgütün Türkiye'de bir saldırı hazırlığı içerisinde olduğunu yazdı. El Kaide lideri Usame Bin Ladin, geçen hafta yayınlanan video kaydında, İsrail’e yönelik saldırı tehdidinde bulunmuştu.30 Aralık 2007'de Irak'ta bulunan ABD Askeri Sözcüsü Amiral Gregory Smith de düzenlediği basın toplantısında ABD olarak El Kaide ve PKK'yı bitirmek istediklerini söylemişti. GÜL'ÜN ZİYARETİ ÖNCESİ ABD'YE JEST Türkiye'de başlayan operasyonların El Kaide ile bağlantılı olarak Gül'ün Amerikan ziyareti öncesi yapılmasının rastlantı olmadığı bu konuda Amerikan Yönetimine jest yapıldığı dillendiriliyor. Van'da 39 kişinin El Kaide bağlantılı olarak göz altına alınanlar arasında ABD' nin Guantanamo Üssü'nde 38 ay tutuklu kaldıktan sonra suçsuz olduğu anlaşılıp serbest bırakılan İbrahim Şahin ve lösemi hastası ve on beş yaşındaki Seyfullah Şen'de bulunuyor. Her hafta cumartesi günü Van Sanat sokağında "Van hak ve Özgürlükler Platformu" adı altında basın açıklaması eylemlerini düzenleyen sivil toplum örgütlerinden Gökkuşağı Derneği, Umut-Der ve Mazlumder gibi sivil toplum örgütlerinin yönetici v... Devamı

13 01 2008

ulusalcılar Ankara'da

ULUSALCI CEPHE: FİKİR DEĞİL AKSİYON ZAMANI NEVZAT ÇİÇEK   Sekreteryasını Devlet eski bakanları Ufuk Söyelemez ve Kamuran İnan'ın yaptığı Diyalog grubu Ankara'da Ulusalcıları bir araya getirerek yeni eylem planı hazırlamaya ve parçalanmışlığı engellemeye çalışıyor. Pazartesi günü Ankara'da Patalya Lakeside Otel'de saat 16.00'da yapılacak yoplantının amacı "Ulusal ve milli değerleri ön planda olan ve Türkiye Cumhuriyet'i etrafında kenetlenecek, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkacak kişileri biraraya getirmek" olarak söylendi. Çalışma Grubu'na katılacak isimler arasında daha önce Ulusalcılar arasında ön planda olanlar gibi açık açık ulusalcılarla ilk defa hareket edenlerde bulunuyor. Devlet eski Bakanı Kamuran İnan toplantıya 90 kişi davet ettiklerini bunlardan 47 kişiden "evet" cevabı aldıklarını geri kalan kişilere ise davetlerin geç ulaşmasından dolayı henüz bir cevap alamadıklarını söyledi. İnan, Diyalog Grubu'nun bir fikir grubu olduğunu ama aksiyona ihtiyaç olduğunu söyledi. Toplantıya katılacak olan Gazeteci Yazar Rıza Zelyut'da davetin kendisine yeni geldiğini ve çok ayrıntı bilmediğini ama esas amacın Cumhuriyet değerleri etrafında birleşen kesimlerdeki dağınıklığın giderilmesi olduğunu söyledi. Toplantıya katılacak olan Hür Parti Genel Başkanı Yaşar Okuyan, partisinin Yaşar Okuyan liderliğindeki Halkın Yükseliş Partisi ile birleşeceklerini söyledi. Çalışma Grubu olarak düzenlenecek toplantıya katılacak 90 isimden öne çıkanlar şu şekilde: Devlet eski Bakanı Kamran İnan, Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez, İşçi Partisi Gene Başkanı Doğu Perinçek, Bağımsız Cumhuriyet Partisi Genel Başkanı Mümtaz Soysal, Eski BakanYaşar Okuyan, Halkın Yükseliş partisi Başkanı Yaşar Nuri Öztürk, Gazeteci Behiç Kılıç, Emin Çölaşan, Gazeteci Hulki Cevizoğlu, Gazeteci Rıza Zelyut, ADD Başkanı Şener Eruygur, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Türk Metal İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek, Emekli Orgeneral Hurşit Tololon, Emekli Orgeneral Tuncer... Devamı

10 12 2007

KIBLESİNİ ARAYAN KÜRT MUHALEFETİ

Kıblesini arayan Kürt muhalefeti    AÇIK GÖRÜŞ   Kürt muhalif yapıların PKK karşısında varlık gösterebilmesi demokratik adımların hızlandırılmasına ve Kürt muhalefetinin halkı kucaklayacak programlar ortaya koymasına bağlı. NEVZAT ÇİÇEK / Gazeteci, yazar Bölgede Kürt meselesi konusundaki kaygılar sadece belli ve dar grupları ilgilendirmiyor. Az veya çok etkilenen kesimler ve bunların da kaygıları var. DTP bu anlamda Kürt meselesinde Kürtlerin tamamını temsil etmekten çok uzak duruyor. Amerikalılar da böyle düşünüyor olacak ki, elçiliklerinde DTP dışındaki Kürt siyasetçilere verdikleri yemekte ‘DTP artık bölgenin en güçlü partisi değil, bölge partilerinden biri’ mesajını verdi. DTP ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, Kürt meselesinde önemli bir temsil gücü olduğunu, DTP’yi tamamen gözardı eden, dışlayan tutumların Kürt meselesinin çözümünde isteneni vermeyeceğini görmemiz gerekiyor. Çünkü DTP’yi eleştirmek, siyasetini yetersiz bulmakla DTP’yi Kürt meselesinin çözümünde dışlamak aynı şey değildir. DTP dışında kalan birçok Kürt aydını ne yazık bu ikisini birbirine karıştırıyor. Bunda DTP’nin kendisiyle aynı fikirde olmayanları tamamen dışlaması, DTP’li olmayanları yeterince Kürt olmamakla eleştirmesi etkili olsa da bu ayrımın korunması gerekiyor. Kürt muhalefeti yetersiz Kürt siyasetinde son 30 yılda ortaya çıkan yapılar PKK kadar siyasi mücadelede etkin olamadılar. Bu yapıların büyük kısmı silaha sarılmadı ama halkla da kucaklaşamadı. PKK dahil olmak üzere hiç bir Kürt örgütü ve partisi halkın beklentilerini bu anlamda karşılayamıyor aslında. Bunun çeşitli sebepleri olmakla birlikte Kürtlerde güçlü olan dini referanslar yerine ‘sol’ referanslı ideolojilerin halktan kopuk programlarının payı büyüktür. Din referanslarının doğru kullanılmaması halkla bu yapılar arasında hem bir korkuyu hem de güvensizliği ve kullanılmayı getirdi. Bugün geçmişten farklı ama geçm... Devamı

01 12 2007

BEKLE ANKARA KÜRTLER GELİYOR

02 Temmuz 2007   www.iyibilgi.com Nevzat Çiçek "Bekle Ankara Kürtler geliyor!" Nevzat Çiçek Diyarbakır’dan bildiriyor Yukarıdaki slogan "Bin umut adayları"ndan Diyarbakır Bağımsız milletvekili adayı ve İnsan Hakları Derneği eski genel başkanı Akın Birdal'ın Ofis semti Sanat Sokağı'ndaki büro açılışında en çok tekrarlanan slogan. Büronun açılışında Akın Birdal'ın konuşması sık sık bu sloganla kesiliyor ve halaylar çekiliyor. Diyarbakır'dan bağımsızların seçimi kazanıp meclise girecekleri kesin gibi görünüyor. Bağımsızlar ve MHP'nin bulunduğu bir meclisin şimdiden çok renkli geçeceği ve Meclis televizyonunun iyi bir reyting yakalayacağı belirtiliyor. Meclise girecek bağımsızların tutumu ve politikaları ayrı bir merak konusu. Çünkü "Bin Umut Adayları" ve "Ortak bağımsız sol adaylar"larla meclise girecek Türk solu ve Kürt solundaki vekillerin yeni bir iş birliğine  gidip gitmeyecekleri ve ortak bir program dahilinde hareket edip edemeyecekleri merak konusu. ÖDP eski Genel Başkanı Ufuk Uras'ın meclise girerse ÖDP'li kimliğiyle gireceğini belirtmesi ve diğer bir parti lideri olan EMEPin genel başkanı Levent Tüzel'in de bağımsız adaylar içerisinde bulunması grup kuracak bağımsızların yeni bir partiye gidip gidemeyeceklerini şimdiden tartışmaya açtı. Demokratik Toplum Partisi kaynaklarından aldığımız bilgiye göre iş birliğindeki esas amaçlardan bir tanesi bu, ama bunun gerçekleşmesi için öncelikle meclise girilmesi gerektiğini belirterek bu konunun şimdiden çok dillendirilmesini istemiyorlar. İtalya'daki gibi bir program birlikteliğinin sağlanabileceğini dile getiren DTP'liler sorunların çözümü ve güçlü sesin ancak bu şekilde sağlanabileceğini dile getiriyorlar. Bağımsızlar seçim barajını aşağı düşürebilir mi? Bölgede siyaseti değerlendirenler meclise bağımsızların girmesi gerektiğini belirtirken nedenlerini şöyle sıralıyorlar. Eğer bağımsızlar meclise girerse öncelikle DTP Türkiye partisi olma yolund... Devamı

01 12 2007

SİVİLLEŞMEYE İZİN VERİLECEK Mİ?

  Sivilleşmeye izin verilecek mi? Nevzat Çiçek Diyarbakır’dan bildiriyor    03.07.2007 www.iyibilgi.com   Güneydoğu’da bu seçimin siyasi dengeleri değiştireceği ve bölgeye olan bakış açışının tekrardan gözden geçirileceği bir realite olarak ortada duruyor. Bu realitenin ne yöne evrileceği seçim sonrasında daha da netleşecek. Bir tarafta sivilleşen İslami yapılar, diğer taraftan seküler Kürt milliyetçilerinin meclise girme umudu ve bölgeye yansımaları… Doğu ve Güneydoğu’yu dolaştığınızda ülkenin batısında olan kamplaşmanın burada daha farklı bir şekilde kendini hissettirdiğini görebiliyorsunuz. Batıda Cumhuriyet mitingleri sonrasında daha da büyütülen laik – anti laik “kamplaştırma”sından burada eser yok. Geçmiş dönemlerde sistem partileri olarak lanse edilen ve meşruiyetleri sorgulanan partiler bugün DEP- HEP-HADEP-DTP geleneğinden gelen partilerin yanında seslerini duyurabiliyorlar. Bölgede Cumhuriyet mitingleri AK Parti’nin hanesine yazılan bir kazanç olarak gözüküyor. Aslında Cumhuriyet mitinglerinin bu bölgede yapılmaması ve CHP'nin de hala buralarda miting yapmaması bölgenin seçim sonrasında neden tekrardan tahlil edilmesi gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor. Bölgede Kürt milliyetçileri geleneksel oylarını koruyup meclise girme umudunu artırırken, tek güç olarak karşılarına AK Parti çıkıyor. Demokrat Parti'nin baraj sorunu, CHP'nin kişiler üzerinden ve bölge gerçeklerinden uzak siyaseti ve diğerleri. Bölgede 1999 sonrası oluşan değişim şuan kendini sivil boyutta ve çatışmalardan uzak bir şekilde açığa çıkardı. Yüzlerce dernek kuruldu ve yeraltında olanlar, çatışmalardan dolayı duyuramadıkları seslerini şimdi duyurmaya başladılar. Bütün bu gelişmeler bölgede ki siyasi atmosferi ve bakışı da değiştirdi. Bölgede ne zaman silahlar sussa insanların kısmi bir ferahlama içerisine girdikleri gerçeği yine kendini gösteriyor. Ülkede yükselen milliyetçiliğin bölgedeki adresi DT... Devamı

01 12 2007

AKP ve DTP Kürt sorununu çözebilir

Konu: AKP ve DTP'nin  Kürt Sorunu çözümü  Tarih: 23 Temmuz 2007 www.iyibilgi.com Nevzat Çiçek AKP ve DTP Kürt sorununu çözebilir 22 Temmuz seçimleri sonrası Türkiye Ak Parti'ye devam dedi. Ak Parti'ye devam dediği kadar seçmen gerginlik siyaseti üzerinden beslenen ve sürekli huzursuzluğa sebep olup toplumu kamplaştıran siyaset anlayışına da hayır dedi. Bu hayır aslında birçok mesajı içeriyor. Bu mesajları şöyle yorumlamak mümkün; Başta doğu ve Güneydoğu olmak üzere Ak parti Kürt seçmenden çok ciddi oranda oy aldı. Bu oyu alma sebeplerini çeşitli yazılarda tahlil ederken, bölgede siyasetin yeniden şekilleneceğini yerinde gözlemlediğimiz kadarıyla söylemiştik. Bir taraftan bölgede haksızlığa uğradığını düşünen DTP, diğer tarafta ise cumhurbaşkanlığı seçimi başta olmak üzere geldiği günden beri haksızlıklara uğradığını düşünen bir Ak Parti. Kürt seçmeni seküler Kürt milliyetçileri ve Kürt dindarlarının tercihini yansıttı. Seküler Kürt milliyetçileri koşulsuz bağımsız adayları desteklerken, dindar Kürtlerin büyük bir kısmı da aynı oranda Ak Parti'yi destekledi. Belki bölgede ilk defa aşiretler ve ağaların tavrı seçmenin tercihinde bu denli etkin olmadı. Buna örnek olarak CHP Bitlis milletvekili Edip Safter Gaydalı'nın seçilmemesini ve diğer ağa oylarının da düşük çıkmasını gösterebiliriz. (Diyarbakır’da Ensarioğulları ve Mesut Değer'in aldığı oylar vb.) Bölgede Ak Parti bu seçimden sonra ciddi oranda bende varım dedi. Ama bu AKP yönetimini yanıltmamalı. Ak Parti'nin aldığı oylar tepki oylarıdır. Bu tepkinin bir tarafında DTP, bir tarafında CHP ve MHP, bir diğer tarafında ise asker bulunmaktadır. Ak Parti bütün bu tepkilere ve yönlendirmelere rağmen yeni söylem ve adaylarla oyunu artırabilmiştir. Ama bölgede Ak Parti'nin siyasete ortak olması çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Öncelikli olarak Kürt vekiller bölge sorunlarına genel merkezin faklı bir gözle bakmasını sağlamalı. Halkın öncelikli sorunu olan çatışmala... Devamı